CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz hakkında, sokak hayvanlarına yönelik yasa tasarısını protesto ettiği bir konuşmada kullandığı ifadeler nedeniyle kamu davası açıldı. İddianamede, Yalaz'ın 'İki tane ağaç kesildi diye nasıl sokakları gümbür gümbür titrettiysek aynı şekilde mücadele edeceğiz' sözlerine yer verilirken, bu ifadelerin Gezi Parkı eylemlerine atıfta bulunduğu ve 'halkı kanunlara uymamaya tahrik' suçunu oluşturduğu belirtildi.
Protesto ve iddianame süreci
Talat Yalaz, geçtiğimiz aylarda Eskişehir'de sokak hayvanlarının uyutulmasını öngören yasa tasarısına tepki göstermek amacıyla düzenlenen bir basın açıklamasında konuşma yapmıştı. Konuşmasında, vatandaşları yasalara karşı gelmeye teşvik ettiği iddia edilen ifadeler kullanan Yalaz hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, Yalaz'ın sözlerinin Gezi Parkı olaylarını referans gösterdiği ve bu nedenle 'halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik' suçunu işlediği öne sürüldü.
Yalaz'dan savunma
Hakkındaki suçlamaları reddeden Talat Yalaz, ifadesinde sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Yalaz, 'Konuşmamda hayvan hakları mücadelesine vurgu yapmak istedim. Gezi'ye atıf yaparak, halkın haklı bir dava için nasıl bir araya geldiğini hatırlattım. Asla kanunsuzluğa teşvik etmedim' dedi. Ancak iddianamede, Yalaz'ın sözlerinin açıkça hukuka aykırı eylemlere çağrı niteliği taşıdığı ifade edildi.
Dava, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Yalaz'ın 2 yıla kadar hapsi isteniyor.
Sokak hayvanları yasası tartışmaları
Son dönemde sokak hayvanlarına yönelik yasa tasarısı, hayvan hakları savunucuları ve muhalefet partileri tarafından yoğun eleştirilere maruz kalıyor. Tasarı, sahipsiz hayvanların uyutulmasını öngören düzenlemeleri içeriyor. CHP, bu düzenlemeyi 'katliam yasası' olarak nitelendiriyor. Yalaz'ın protestosu da bu bağlamda gerçekleşti.
Uzmanlar, Gezi Parkı eylemlerinin Türkiye'de toplumsal hareketler için simge haline geldiğini, ancak bu tür atıfların hukuki sonuçları olabileceği uyarısında bulunuyor. Olay, ifade özgürlüğü ile yasal sınırlar arasındaki ince çizgiyi yeniden gündeme taşıdı.