CHP'nin yargı tarafından iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'nda dönen dolaplar soruşturma dosyasına yansıdı. Soruşturmanın tutuklu sanıklarından Turgut Koç, verdiği ifadede delege pazarlıklarını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Koç, delegelerin kabinde gizlice çektikleri fotoğraflarla oyunu kime verdiklerini kanıtladıklarını belirtti.
Turgut Koç'un itirafları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Turgut Koç, ifadesinde "Delegelerin bir kısmı oy kullanma kabininde cep telefonlarıyla fotoğraf çekerek oy pusulasını belgeliyordu. Bu, oyun kime gideceğinin garantisiydi" dedi. Koç, sürecin önceden planlandığını ve bazı delegelere maddi vaatlerde bulunulduğunu da sözlerine ekledi.
Soruşturma dosyasındaki detaylar
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı, 2021 yılında Ankara'da yapılmış, ancak usulsüzlük iddiaları üzerine yargı süreci başlamıştı. Yargıtay, kurultayın "mutlak butlan" olduğuna hükmederek iptal kararı vermişti. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 10 kişi tutuklanırken, Turgut Koç'un ifadesi dosyadaki en önemli delillerden biri olarak değerlendiriliyor. Koç, "Delege listeleri ve oy dağılımı önceden belirlenmişti. Bazı delegeler iki kez oy kullandı" iddiasında bulundu.
Siyasi yankılar
CHP cephesinde itiraflar büyük yankı uyandırdı. Parti sözcüsü, "Bu iddiaların tamamı asılsızdır. Yargı süreci devam ederken tek taraflı açıklamalarla kamuoyu yanıltılmamalıdır" açıklamasını yaptı. Ancak muhalefet kanadı, iddiaların ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. İYİ Parti'den yapılan yazılı açıklamada, "CHP'nin iç işleyişindeki bu çirkinlikler Türkiye siyasetinin ne kadar kirli bir zeminde yürütüldüğünü göstermektedir" denildi.
Geçmişte benzer olaylar
CHP'nin kurultay süreçleri geçmişte de tartışmalara sahne olmuştu. 2018 yılındaki 37. Olağan Kurultay'da da benzer usulsüzlük iddiaları gündeme gelmiş, ancak yargı süreci sonuçlanmamıştı. Siyaset bilimciler, partilerin oligarşik yapılarının bu tür olayları beslediğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ahmet Yıldız, "Delege sistemi, parti içi demokrasiyi zedeliyor. Delegelerin satın alınması veya baskı altında oy kullanması, partilerin meşruiyetini sorgulatıyor" diyor.
Bağımsız değerlendirme
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin bu itiraflar, sadece bir partinin iç sorunlarından ibaret değil; aynı zamanda Türkiye'de siyasetin etik standartlarını da gözler önüne seriyor. Yargının müdahalesiyle iptal edilen bir kurultay, partilerin kendi kendini denetleme mekanizmalarının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu soruşturmanın diğer partilere de sıçrayabileceği, siyasi sistemin bir an önce şeffaflık ve hesap verebilirlik reformlarına ihtiyacı olduğu açık.