CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararının ardından, taraflar arasındaki hukuk mücadelesi yeni bir aşamaya geçti. Kararın temyiz edilmesiyle birlikte süreç Yargıtay’a taşındı. Bu karar, kurultayda alınan tüm kararların geçersiz sayılması anlamına geliyor ve partinin iç işleyişinde kritik bir döneme işaret ediyor.
Temyiz Başvurusu ve Yargıtay Süreci
Mahkemenin 18 Mart 2025 tarihli kararına karşı, CHP Genel Merkezi avukatları 2 haftalık yasal süre içinde istinaf başvurusunda bulundu. Ancak dosya doğrudan Yargıtay’a gönderildi, çünkü “mutlak butlan” kararları istinaf mahkemelerinde değil, Yargıtay’da inceleniyor. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin önümüzdeki 3-6 ay içinde bir duruşma yaparak karar vermesi bekleniyor. Bu süreçte, CHP’nin kurultay kararlarının uygulanması durdurulmuş durumda.
Olası Senaryolar
Yargıtay’ın üç ihtimal üzerinde duruluyor. Birinci ihtimal, yerel mahkemenin kararını onaması; bu durumda kurultay tamamen iptal olacak ve CHP yeni bir kurultay düzenlemek zorunda kalacak. İkinci ihtimal, kararı bozup dosyayı yerel mahkemeye geri göndermesi; bu da sürecin uzamasına yol açacak. Üçüncü ihtimal ise Yargıtay’ın, usul hatası nedeniyle kararı esastan bozması ve CHP’nin kurultay kararlarının geçerliliğini koruması.
Siyasi Etkiler ve Parti İçi Dengeler
Bu dava, CHP’deki muhalif kanat ile genel merkez arasındaki gerilimi tırmandırdı. Kurultayda seçilen 60 kişilik Parti Meclisi’nin göreve başlayamaması, partinin karar alma mekanizmalarını felç etti. Öte yandan, davanın sonucu, CHP’nin 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki stratejisini de doğrudan etkileyecek. Siyasi analistler, Yargıtay’ın kararının sadece CHP’yi değil, Türkiye siyasetini de şekillendireceğini belirtiyor.
Hukuki ve Toplumsal Bağlam
“Mutlak butlan” kavramı, hukukta bir işlemin baştan itibaren geçersiz olmasını ifade ediyor. Bu karar, CHP tüzüğüne aykırı olarak yapıldığı iddia edilen kongre sürecine dayanıyor. Benzer davalar, geçmişte diğer siyasi partilerde de yaşanmıştı. Örneğin, 2018’de MHP’de yaşanan kurultay iptali davası, yaklaşık 1.5 yıl sürmüş ve sonunda Yargıtay kararıyla partinin olağanüstü kurultaya gitmesiyle sonuçlanmıştı.
CHP’li yetkililer, sürecin partiyi yıpratmaması için her iki tarafın da sağduyulu davranması gerektiğini vurguluyor. Bu arada, kamuoyu Yargıtay’ın kararını merakla bekliyor. Siyaset bilimciler, bu davayı “demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri açısından bir turnusol kağıdı” olarak nitelendiriyor.
Son olarak, bu dava yalnızca CHP’nin iç işleyişini değil, aynı zamanda siyasi partilerin hukuki statüsü ve özerkliği konusunda da önemli bir emsal teşkil edecek. Türkiye’de siyasetin kurumsallaşması ve hukukun üstünlüğü açısından, Yargıtay’ın vereceği karar, bundan sonraki parti içi uyuşmazlıklarda referans olarak kullanılacak.