Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasına bugün devam etti. Mahkeme, davanın önemli tanıklarından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk soruşturmalarında 'itirafçı' sıfatıyla bilinen Adem Soytekin'i dinledi. Soytekin'in ifadesinin ardından mahkeme heyeti, duruşmayı 16 Eylül tarihine erteledi. Dava, CHP'nin 2020 yılında gerçekleştirdiği kurultayda delege listelerinde ve oy sayımında şaibe olduğu iddialarına dayanıyor.
Davaya konu kurultay iddiaları
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı, partinin tüzük ve programının güncellenmesi amacıyla 25-26 Temmuz 2020 tarihlerinde Ankara'da toplanmıştı. Ancak kurultay sonrasında bazı delege ve parti üyeleri, süreçte usulsüzlük yapıldığına yönelik suç duyurusunda bulundu. İddialar arasında, imza toplama aşamasında mükerrer imzalar, sahte mazbatalar ve oy sayımında hatalar yer alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, aralarında CHP yöneticilerinin de bulunduğu 20'den fazla kişi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' ve 'seçim hilesi' suçlamalarıyla dava açılmıştı.
Adem Soytekin'in ifadesi
Duruşmada tanık olarak dinlenen İBB itirafçısı Adem Soytekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanarak itirafçı olmuştu. Soytekin, mahkemeye verdiği ifadede, CHP kurultayındaki usulsüzlük iddialarıyla ilgili bilgi sahibi olduğunu belirtti. Ancak Soytekin'in ifadesinin içeriği, duruşma salonundaki basın mensuplarına kapalı olduğu için detaylı olarak öğrenilemedi. Soytekin'in ifadesinin ardından mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve yeni tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 16 Eylül'e erteledi.
Davanın siyasi boyutu
CHP kurultayı davası, parti içi muhalefetle ilişkilendiriliyor. Dava sürecinde özellikle kapatılan WhatsApp gruplarına ait yazışmaların delil olarak sunulması dikkat çekmişti. CHP yönetimi, iddiaların siyasi bir kumpas olduğunu savunurken, muhalif kanat ise yargının bağımsız şekilde süreci yürütmesi gerektiğini vurguluyor. Dava sonucunda, partinin 38. Olağan Kurultayı kararlarının geçersiz sayılması veya yeniden kurultay yapılması ihtimali bulunuyor. Bu durum, CHP'de yeni bir liderlik yarışını da beraberinde getirebilir.
Davanın 16 Eylül'deki duruşmasında, diğer tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi bekleniyor. Sürecin sonunda mahkemenin nasıl bir karar vereceği ise merakla bekleniyor. CHP kurultayı davası, Türkiye siyasetinde parti içi demokrasi ve yargı süreçleri açısından önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor.