CHP'de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun partinin grup toplantısını iptal etmesinin ardından Grup Başkanı Özgür Özel'in Meclis'te bugün grup toplantısı yapacağını duyurması, partide tarafları karşı karşıya getiren krizi tırmandırdı. Toplantı için kime izin verileceği, iki tarafa da izin verilmesi durumunda aynı saatte yapılacak toplantılar için hangi salonun kullanılacağı tartışma konusu oldu. Kulislerde, yaşanan gelişmelerin CHP'deki iç çekişmeyi gözler önüne serdiği yorumu yapılıyor.
Kriz nasıl başladı?
Kemal Kılıçdaroğlu, 27 Mayıs Pazartesi günü yapılması planlanan CHP grup toplantısını iptal etti. Gerekçe olarak, partinin olağanüstü tüzük kurultayı hazırlıklarına odaklanmak istediği belirtildi. Ancak Grup Başkanı Özgür Özel, bu karara rağmen grup toplantısını yapma iradesini ortaya koydu. Özel, “CHP’nin Meclis’teki sesi susturulamaz. Biz grup toplantımızı yapacağız” diyerek tavrını netleştirdi.
İki taraf arasında yetki çatışması
Krizin temelinde, grup toplantılarını düzenleme yetkisinin kime ait olduğu sorusu yatıyor. Parti tüzüğüne göre grup toplantılarını genel başkan belirler. Ancak Özgür Özel, grup başkanı sıfatıyla Meclis’teki CHP milletvekillerini toplantıya çağırma hakkına sahip olduğunu savunuyor. Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklar ise “Grup toplantısı genel başkanın yetkisindedir” derken, Özel’e yakın isimler “Grup başkanı, milletvekillerinin temsilcisidir ve toplantıyı olağanüstü gündemle yapabilir” görüşünde.
Meclis yönetimi, iki tarafın da aynı saatte toplantı yapmak istemesi halinde salon tahsisi konusunda bir karar vermek zorunda kalacak. Edinilen bilgiye göre, CHP’nin Meclis’te kullanabileceği iki salon bulunuyor. Ancak her iki salonun da aynı anda dolu olması halinde, üçüncü bir seçenek aranacak.
Kulislerde neler konuşuluyor?
CHP kulislerinde konuşulanlara göre, bu kriz aslında partinin genel başkanlık yarışının bir yansıması. Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimlerindeki yenilginin ardından koltuğunu korumak için mücadele ettiği, Özgür Özel’in ise değişim isteyen kanadın lideri olduğu yorumu yapılıyor. Bazı milletvekilleri, “Bu kriz partimize zarar veriyor. Bir an önce çözülmeli” derken, bazıları da “Değişim kaçınılmaz. Bu süreç partiyi güçlendirecek” görüşünde.
CHP’li bir başka kaynak ise “Kemal Bey’in toplantıyı iptal etmesi bir taktik. Özel’i zor durumda bırakmak istedi. Ancak Özel geri adım atmazsa işler karışır” ifadelerini kullandı. Gözler, bugün (29 Mayıs) Meclis’te yaşanacak gelişmelere çevrildi.
Krizin partinin imajına etkisi
Analistler, bu tür iç çekişmelerin CHP’nin kamuoyundaki imajını zedelediğini belirtiyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ali Çağlar, “CHP, seçim yenilgisinin ardından toparlanma sürecine girmeliydi. Ancak yaşanan bu kriz, partinin kendi iç sorunlarına odaklandığını gösteriyor. Bu durum, muhalefet blokunun elini zayıflatıyor” değerlendirmesinde bulundu. Partinin önümüzdeki günlerde tüzük kurultayı ve olası erken kurultay tartışmalarıyla daha da hareketli günler geçireceği tahmin ediliyor.