CHP heyeti, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) genel merkezinde kanun hükmünde kararname (KHK) ile kamudan ihraç edilen 4 bin 259 üye için başlatılan "adalet nöbeti" eylemine destek ziyaretinde bulundu. Ziyarette konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, iktidarın darbe girişimini fırsata çevirerek muhalif ve ilerici kesimleri hedef aldığını belirterek, "Bu fiili OHAL rejimine karşı hep birlikte mücadele edeceğiz" dedi.
CHP heyetinden KESK'e ziyaret
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, İstanbul Milletvekili Kadriye Yalçınkaya ve Ankara Milletvekili Aliye Ersever'in de aralarında bulunduğu heyet, KESK genel merkezinde düzenlenen adalet nöbetine katıldı. Sendika üyeleri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK'ler ile kamu görevinden ihraç edilen meslektaşlarının haklarını geri almak için nöbet tutuyor. Eylem, 2023 yılının Eylül ayında başlatılmış olup, aralıksız devam ediyor.
Murat Emir: "Fiili OHAL rejimine karşı birlikte olacağız"
Ziyarette konuşan Murat Emir, ihraç edilen emekçilerin yalnız olmadığını vurguladı. "Bugün burada, adalet talebiyle nöbet tutan değerli KESK üyelerinin yanındayız. Bunlar, darbe girişimini fırsata çevirerek oluşturulan fiili bir OHAL rejiminin mağdurlarıdır. Bizler, bu adaletsizliğe karşı hep birlikte mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı. Emir, iktidarın muhalif sesleri susturmaya yönelik politikalarını eleştirerek, demokratik hakların savunulması gerektiğini söyledi.
KESK Genel Başkanı: "Adaleti teslim alana kadar nöbet sürecek"
KESK Genel Başkanı Şükran Çelik, nöbetin sembolik bir anlam taşıdığını belirterek, "4 bin 259 arkadaşımızın kamuya dönüşü için buradayız. Adaleti teslim alana kadar nöbetimiz sürecek. CHP'nin desteği mücadelemize güç katıyor. Tüm siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bu haklı davaya destek olmaya çağırıyoruz" dedi.
KHK mağdurlarının durumu
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan KHK'ler ile yaklaşık 130 bin kamu personeli ihraç edildi. Bunlardan 4 bin 259'u KESK üyesiydi. İhraç edilenler arasında öğretmenler, sağlık çalışanları, mühendisler ve memurlar bulunuyor. Mağdurların büyük bir kısmı, yargı yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Ancak bugüne kadar toplu bir iade süreci yaşanmadı.
Sendikal mücadele ve demokratik tepkiler
KESK dışında da birçok sendika ve sivil toplum örgütü, KHK mağdurları için eylemler düzenliyor. Cumhuriyet Halk Partisi, bu eylemlere daha önce de destek vermiş, Meclis'te konuyu gündeme taşımıştı. Muhalefet partileri, ihraç kararlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, masum insanların mağdur edildiğini savunuyor. Hükümet ise, KHK'lerin darbe girişimi sonrası alınan zorunlu tedbirler olduğunu, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı kişilerin ayıklandığını iddia ediyor.
Değerlendirme: Adalet nöbeti demokrasi mücadelesinin sembolü
CHP'nin KESK'in adalet nöbetine verdiği destek, muhalefetin hak arama mücadelesini genişletme çabası olarak okunabilir. Türkiye'de OHAL dönemi sona ermiş olsa da, fiili olarak devam eden bir baskı ortamından söz edenlerin sayısı az değil. KHK mağdurlarının taleplerinin karşılanmaması, toplumsal barış ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli bir sınav. Bu nöbet, sadece sendikal bir eylem değil, aynı zamanda adalet arayışının ve demokratik direnişin simgesi haline gelmiş durumda. CHP'nin çağrısına diğer partilerin ve toplum kesimlerinin nasıl yanıt vereceği, önümüzdeki günlerde siyasetin gündemini belirleyecek gibi görünüyor.