CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, partinin merkez yönetimindeki 'mutlak butlan' uygulamalarını protesto etmek için CHP İzmir İl Binası'nda bir basın toplantısı düzenledi. İkilinin açıklamaları, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun atadığı kayyum yönetimine karşı sert bir duruş sergiledi. Güç ve Kurun, partideki bu hukuksuz uygulamaları kabul etmeyeceklerini ve demokratik mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Mutlak butlan nedir?
CHP'de son dönemde sıkça gündeme gelen 'mutlak butlan' kavramı, parti içi disiplin ve yönetmeliklere aykırı atamalar için kullanılıyor. Eleştirilere göre, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun bazı il ve ilçe yönetimlerine doğrudan atama yetkisini kullanması, tüzükte belirtilen seçimli kongre sürecini devre dışı bırakıyor. Güç, bu durumun partinin tabanla bağını kopardığını ve demokratik işleyişi zedelediğini belirtti.
CHP İzmir'de yaşananlar
CHP İzmir, partinin en güçlü örgütlerinden biri olarak biliniyor. Ancak son aylarda, genel merkez ile İzmir örgütü arasında gerginlik tırmanmıştı. Kılıçdaroğlu'nun, İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun'u görevden alarak yerine kayyum ataması, bardağı taşıran son damla oldu. Kurun, yaptığı açıklamada, "Biz seçilmiş başkanlarız. Hiçbir kayyum halkın iradesini yok sayamaz. Bu dayatmaya asla boyun eğmeyeceğiz" dedi. Güç ise, Kılıçdaroğlu'nu 'parti içi demokrasiyi katletmekle' suçladı.
Parti içi muhalefet büyüyor
CHP'de Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştiriler sadece İzmir'le sınırlı değil. Birçok il ve ilçede benzer kayyum atamaları tepki çekiyor. Özellikle 2023 seçimleri sonrası yenilgiyi tartışan partide, muhalif kanat genel başkanın yetkilerini sınırlama çağrısı yapıyor. İzmir'deki bu açıklamaların, önümüzdeki kurultayda etkili olması bekleniyor. Güç, "Parti içi muhalefet sesini yükselttikçe, bu uygulamalar değişecektir. Bizim mücadelemiz demokrasi içindir" ifadelerini kullandı.
Siyasi bağlam
CHP'deki 'mutlak butlan' tartışmaları, aslında partinin genel siyasetine yönelik daha büyük bir krizin yansıması. Kılıçdaroğlu'nun liderliği ve stratejisi, başarısız genel seçim sonuçlarının ardından sorgulanıyor. İzmir gibi kilit bir örgütte yaşanan bu isyan, genel başkanın parti üzerindeki kontrolünün zayıfladığının göstergesi. Öte yandan, bu tür muhalefet hareketlerinin CHP'yi seçime taşıyıp taşımayacağı belirsiz. Ancak şu açık: CHP İzmir'deki seçilmiş başkanlar, kayyuma karşı demokratik bir direniş başlattı. Bu direnişin sonuçları, sadece İzmir'de değil, tüm parti örgütlerinde yankı bulacak gibi görünüyor.