Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) geçtiğimiz günlerde sözleşmeleri feshedilen personele Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) bildirim yapılmaya başlandı. Ancak bazı eski çalışanlara, işten çıkarılma gerekçesi olarak sözleşmeyi kendilerinin haklı nedenle feshettiği yönünde bildirim gitmesi dikkat çekti. Bu durum, partide yaşanan işten çıkarmaların usulüne uygun olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
SGK bildirimleri nasıl yapıldı?
Edinilen bilgilere göre, CHP Genel Merkezi'nde ve bazı il başkanlıklarında çalışan, sözleşmeleri feshedilen personelin SGK'ya verilen işten ayrılış bildirgelerinde, iş akdinin fesih nedeni kodu olarak 'haklı nedenle işçi tarafından fesih' (kod 29) seçildi. Oysa söz konusu çalışanlar, işveren tarafından işten çıkarıldıklarını ve sözleşmelerinin kendileri tarafından feshedilmediğini belirtiyor. Normalde işveren tarafından yapılan fesihlerde 'işveren tarafından haklı nedenle fesih' (kod 28) veya 'işveren tarafından geçerli nedenle fesih' (kod 27) kodları kullanılması gerekirken, çalışanların kendi isteğiyle ayrılmış gibi gösterilmesi hukuki sorunları da beraberinde getirebilir.
İşten çıkarılan bir CHP çalışanı, "Bize herhangi bir gerekçe gösterilmeden sözleşmemiz feshedildi. Ancak SGK bildiriminde işten ayrılış kodumuz 29 olarak girilmiş. Yani işveren, 'Bu kişi kendi isteğiyle ayrıldı' demiş. Bu doğru değil. Biz istifa etmedik, işten çıkarıldık" dedi.
Hukuki süreç başlıyor
İş hukuku uzmanlarına göre, SGK'ya yanlış bildirim yapılması, işçinin kıdem tazminatı ve işsizlik maaşı gibi haklarını kaybetmesine yol açabilir. İşten çıkarılan CHP personelinin, işe iade davası veya alacak davası açma hakkı bulunuyor. Ayrıca SGK'ya yanlış bildirim yapan işverenler için idari para cezası öngörülüyor.
CHP'den yapılan ilk açıklamada, işten çıkarmaların partinin yeniden yapılanma süreci kapsamında gerçekleştirildiği ve tüm yasal prosedürlerin yerine getirildiği belirtilmişti. Ancak SGK bildirimlerindeki bu garip durum, partinin içinde tartışmalara neden oldu.
CHP'de işten çıkarmaların arka planı
CHP Genel Merkezi ve birçok il teşkilatında, geçtiğimiz ay yaklaşık 200 personelin iş sözleşmesi feshedilmişti. Parti yönetimi, bu kararın maliyetleri düşürmek ve daha verimli bir kadro oluşturmak amacıyla alındığını duyurmuştu. Ancak fesihlerin tek taraflı, bazı durumlarda da sözlü olarak iletilmesi eleştiri konusu olmuştu. Şimdi de SGK bildirimlerindeki tutarsızlık, CHP'nin insan kaynakları yönetimindeki zaafları ortaya koyuyor.
Özellikle partinin gençlik kollarında ve kadın kollarında çalışan birçok kişinin işten çıkarılması, tabanda rahatsızlık yaratmıştı. CHP içindeki bazı isimler, sürgün veya tasfiye iddialarını gündeme getirmişti. SGK bildirimlerindeki usulsüzlük, bu iddiaları güçlendiriyor.
Uzmanlar, bu tür bir uygulamanın işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatına da aykırı olabileceğini belirtiyor. İşten çıkarılan personel, konuyu yargıya taşımaya hazırlanıyor. Bu gelişme, siyasi partilerin istihdam politikalarını ve çalışan haklarına yaklaşımını da yeniden tartışmaya açtı.