İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptali ve seçilen yönetimin görevden uzaklaştırılması istemiyle açılan davada, tedbir kararının devamına karar verdi. Bu kararla birlikte Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyeti, bir sonraki duruşma tarihi olan 16 Ekim'e kadar görev yapmaya devam edecek.
Dava süreci ve mahkeme kararı
CHP İstanbul İl Kongresi'ne ilişkin dava, geçtiğimiz aylarda açılmış ve mahkeme ilk olarak 8 Nisan'da tedbir kararı almıştı. Bu kararla birlikte seçilen il yönetimi görevden uzaklaştırılmış ve yerine Gürsel Tekin başkanlığında bir kayyım heyeti atanmıştı. Bugünkü duruşmada mahkeme, tarafların beyanlarını dinledikten sonra tedbirin kaldırılması talebini reddetti ve mevcut durumun korunmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, davanın esasına ilişkin incelemelerin sürdüğünü ve bu nedenle tedbirin devamının uygun olduğunu belirtti.
Siyasi yankılar ve tarafların tutumu
Karar, CHP içinde farklı tepkilere yol açtı. Parti yönetimi, kayyım uygulamasının demokratik işleyişe zarar verdiğini savunurken, dava sürecinin hukuka uygun olduğunu belirten bazı isimler ise mahkeme kararına saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Gürsel Tekin, yaptığı kısa açıklamada, kayyım heyetinin partinin İstanbul'daki faaliyetlerini yürütmeye devam edeceğini ve 16 Ekim'deki duruşmada nihai kararın verileceğini umduğunu söyledi. CHP Genel Merkezi ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Arka plan ve hukuki boyut
Dava, CHP İstanbul İl Kongresi'nin usulsüz olduğu iddiasıyla bir parti üyesi tarafından açılmıştı. İddialara göre, kongrede delege listelerinde ve oy sayımında hatalar yapıldı, bu da seçimin güvenilirliğini zedeledi. Mahkeme, ilk tedbir kararında bu iddiaları ciddi bularak seçilmiş yönetimin görevden uzaklaştırılmasına karar vermişti. Hukukçular, bu tür davaların uzun sürebildiğini ve tedbir kararlarının genellikle davanın sonucuna kadar devam ettiğini belirtiyor. CHP İstanbul İl Kongresi, partinin en büyük il örgütü olması nedeniyle siyasi açıdan da büyük önem taşıyor.
Bu gelişme, CHP'nin önümüzdeki dönem İstanbul'da yürüteceği siyasi faaliyetlerin şekillenmesinde belirleyici olacak. Kayyım heyetinin kimlerden oluştuğu ve hangi kararları alacağı merak konusu. Parti içi muhalif kanat, kayyım uygulamasının partinin taban örgütlenmesini zayıflattığını savunurken, yönetime yakın kaynaklar ise sürecin geçici olduğunu ve hukuka güvenilmesi gerektiğini vurguluyor. 16 Ekim'deki duruşma, davanın seyri açısından kritik bir dönemeç olacak.