CHP'nin 2023 yılında gerçekleştirilen İstanbul İl Başkanlığı seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması, İstanbul Adliyesi'nde görüldü. Mahkeme, dosyadaki eksiklikler ve tarafların talepleri doğrultusunda duruşmayı 17 Kasım 2025 tarihine erteledi. Dava, parti içi demokrasi ve seçim süreçlerinin şeffaflığı açısından kamuoyunda yakından takip ediliyor.
Dava süreci ve iddialar
CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimlerinde, bazı üyelerin oy kullanma hakkının kısıtlandığı ve sandık kurullarında usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla dava açılmıştı. İlk duruşma geçtiğimiz aylarda yapılmış, tarafların savunmaları alınmıştı. Bugünkü ikinci duruşmada, davacı avukatları ek deliller sunarken, davalı taraf iddiaları reddetti. Mahkeme, dosyanın incelenmesi için süre talep eden tarafların itirazlarını değerlendirmek ve bilirkişi raporlarını beklemek üzere duruşmayı erteledi.
Parti içi yankılar
Dava, CHP içinde farklı gruplar arasında tartışmalara yol açtı. Parti yönetimi, seçim sürecinin şeffaf olduğunu savunurken, muhalif kanat usulsüzlük iddialarının araştırılmasını talep ediyor. İstanbul İl Başkanı, davanın siyasi bir komplo olduğunu öne sürerken, davacı taraf partinin demokratik işleyişine zarar verildiğini iddia ediyor. Seçimlerde aday olan ve kaybeden grup, sürecin adil olmadığını belirterek mahkemeden haklarını aramaya devam ediyor.
Hukuki boyut
Uzmanlar, parti içi seçim davalarının genellikle uzun sürdüğünü ve sonuçlanmasının aylar alabileceğini belirtiyor. Dava, Türkiye'de siyasi partilerdeki seçim usulsüzlüklerinin yargıya taşınması açısından örnek teşkil ediyor. Mahkemenin vereceği karar, CHP'nin gelecekteki kongre ve seçim süreçlerine de etki edebilir. Parti tüzüğünde yapılacak olası değişiklikler için de emsal niteliği taşıyabilir.
Davanın 17 Kasım'da yapılacak üçüncü duruşmasında, bilirkişi raporlarının tamamlanması ve tarafların ek savunmalarının alınması bekleniyor. Kamuoyu, CHP gibi Türkiye'nin en köklü partilerinden birinde yaşanan bu iç çekişmenin nasıl sonuçlanacağını merakla izliyor. Siyasi partilerde demokrasi ve şeffaflık talebinin arttığı bu dönemde, dava süreci partinin kurumsal yapısına dair önemli mesajlar verecek.