Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde, mutlak butlan kararıyla mahkeme tarafından göreve getirilen eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile partinin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel arasında yaşanan grup toplantısı krizi, bu hafta iki tarafın da meclis grup toplantısı yapmama kararı almasıyla noktalandı. Her iki kanat da, toplantı yapılması halinde partililer arasındaki gerilimin daha da artacağını değerlendirerek bu kararı aldı.
Krizin perde arkası: Mahkeme kararı ve grup tartışması
CHP'deki gerilim, Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, partinin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı'nda yapılan seçimlerin 'mutlak butlan' olduğuna hükmetmesiyle başlamıştı. Mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iade edilmesi, partide ikili bir yapı ortaya çıkardı: Bir yanda mahkeme kararıyla görevde olduğu iddia edilen Kılıçdaroğlu, diğer yanda partinin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel. Bu ikili yapı, en belirgin şekilde meclis grup toplantıları konusunda su yüzüne çıktı.
Grup toplantısı kime ait? Yetki tartışması
Meclis grup toplantıları, partilerin yasama faaliyetlerine ilişkin stratejilerini belirlediği ve milletvekillerine mesaj verdiği önemli platformlardır. CHP'de daha önce Özgür Özel başkanlığında yapılan grup toplantıları, mahkeme kararı sonrası Kılıçdaroğlu'nun da toplantı yapmak istemesiyle çatışmaya dönüştü. Her iki lider de grup toplantısının kendilerine ait olduğunu savundu. Bu tartışma, partinin grup başkanvekillerini ve meclis çalışmalarını da etkilemeye başladı.
İki tarafın da ortak kararı: Bu hafta toplantı yok
Gerilimin tırmanmasını engellemek ve partiyi daha büyük bir krizin eşiğinden döndürmek için her iki kanat da bu hafta grup toplantısı yapmamayı tercih etti. Edinilen bilgilere göre, Özgür Özel kanadı, 'parti içi huzurun korunması' gerekçesiyle toplantıyı ertelemeyi değerlendirirken, Kılıçdaroğlu kanadı da 'gerilimin artmaması' için aynı yönde karar aldı. Bu karar, CHP'nin meclis çalışmalarında bir haftalık bir boşluk yaratırken, milletvekilleri arasında da farklı yorumlara neden oldu.
Bağlam ve değerlendirme
CHP'deki bu liderlik krizi, Türkiye siyasetinde nadir görülen bir hukuki ve siyasi çıkmazı temsil ediyor. Mahkeme kararı ile kongre kararının çelişmesi, partinin hem hukuki hem de fiili olarak iki başlı bir yapıya bürünmesine yol açtı. Bu durum, CHP'nin muhalefet etkinliğini ve kurumsal işleyişini olumsuz etkileyebilir. Uzun vadede, partinin iç hukukunu ve tüzüğünü yeniden düzenlemesi veya Yargıtay sürecinin sonucunu beklemesi gerekecek. Şimdilik, iki tarafın da toplantı yapmama kararı, gerilimi bir nebze düşürse de sorunun kökten çözümü için daha kapsamlı adımlar atılması gerektiği açıktır.