CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Cevdet Akay, fon soruşturması kapsamında yöneticileri tutuklanan Tera Portföy Yönetimi AŞ'nin 2020'den bu yana yayımlanan denetim raporlarını inceledi. Akay, raporlardaki eksikliklerin ve denetim süreçlerindeki aksaklıkların bir ihmaller zincirine işaret ettiğini belirtti. İnceleme, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon kayıplarına ilişkin sorumluların tespiti ve denetim mekanizmalarının etkinliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Denetim Raporlarında Göze Çarpan Tutarsızlıklar
Cevdet Akay'ın incelediği 2020-2023 dönemine ait denetim raporlarında, Tera Portföy Yönetimi AŞ'nin faaliyetlerine ilişkin kritik uyarıların ya yüzeysel geçiştirildiği ya da hiç yer almadığı öne sürüldü. Akay, özellikle risk yönetimi ve iç kontrol sistemlerine dair değerlendirmelerin yetersiz kaldığını, bağımsız denetim şirketlerinin görüşlerinde sürekli olumlu ibarelerin tekrarlandığını ifade etti.
Raporlarda, fonun portföy yapısındaki yoğunlaşma riski, likidite sıkışıklığı ve değerleme yöntemlerine ilişkin şeffaflık eksikliği gibi konuların yeterince irdelenmediği belirtildi. Akay, "Denetim raporları, adeta birer formalite haline getirilmiş. Aynı denetim firmalarının yıllar boyunca benzer ifadelerle olumlu görüş bildirmesi, denetimin bağımsızlığını ve etkinliğini sorgulatıyor" dedi.
Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yapılan rutin incelemelerde de benzer eksikliklerin göz ardı edildiği iddia edildi. Akay, SPK'nın denetim raporlarındaki uyarıları dikkate almadığını ve gerekli yaptırımları uygulamadığını savundu.
Fon Soruşturması ve Tutuklamalar
Tera Portföy Yönetimi AŞ, geçtiğimiz aylarda fon yöneticilerinin de aralarında bulunduğu bir soruşturma kapsamında inceleme altına alınmıştı. Soruşturma, şirketin yönettiği fonlarda meydana gelen büyük çaplı değer kayıpları ve yatırımcı zararları üzerine başlatıldı. Yürütülen soruşturma sonucunda aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu bazı kişiler tutuklandı.
Akay, tutuklamaların ardından denetim raporlarını mercek altına aldığını ve raporlardaki "ihmaller zincirinin" soruşturmanın seyrini etkileyebileceğini ifade etti. "Eğer denetim raporları gerçekleri yansıtsaydı, bu kayıpların önüne geçilebilir ve yatırımcılar korunabilirdi" diye konuştu.
CHP'li vekil, denetim şirketlerinin de sorumluluğuna dikkat çekerek, "Sadece şirket yöneticileri değil, denetim firmaları ve düzenleyici kurumlar da bu olayda pay sahibi. Gerekli özeni göstermeyen tüm taraflar hesap vermelidir" çağrısında bulundu.
Denetim Mekanizmasının Etkinliği Tartışması
Tera Portföy Yönetimi AŞ'deki fon kayıpları, Türkiye'deki sermaye piyasası denetim sisteminin etkinliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, bağımsız denetim şirketlerinin aynı müşterilerle uzun süreli ilişkiler kurmasının bağımsızlığı zedelediğini, denetim raporlarının şablonlaştığını ve gerçek riskleri yansıtmaktan uzaklaştığını belirtiyor.
SPK'nın denetim raporlarını ne ölçüde takip ettiği ve uyarıları dikkate alıp almadığı da merak konusu. Akay, SPK'nın son yıllarda artan iş yükü ve personel eksikliği nedeniyle denetimlerde yetersiz kaldığını öne sürdü. Ayrıca, denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmaması, yatırımcıların bilgiye erişimini kısıtlıyor.
Bu olay, sermaye piyasasında güven ortamının tesis edilmesi için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim ilkelerinin tavizsiz uygulanması, benzer vakaların önlenmesi için elzem.
Siyasi Yansımalar ve Beklentiler
CHP'li Cevdet Akay'ın incelemeleri, konuyu siyasi arenaya taşıdı. Akay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuyu gündeme getireceğini ve ilgili bakanlıklardan açıklama isteyeceğini duyurdu. Ayrıca, denetim raporlarındaki eksikliklerin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısı yaptı.
İktidar kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak, yaşanan mağduriyetin boyutu ve kamuoyu baskısı, hükümetin konuya kayıtsız kalmasını zorlaştırıyor. Önümüzdeki günlerde SPK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan gelebilecek açıklamalar, tartışmanın seyrini belirleyecek.
Uzmanlar, bu tür olayların yatırımcı güvenini sarstığını ve sermaye piyasasının derinleşmesini engellediğini vurguluyor. Denetim sisteminin bağımsız, şeffaf ve etkin hale getirilmesi, sadece yatırımcılar için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin genel sağlığı için de kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak, Tera Portföy Yönetimi AŞ vakası, denetim raporlarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. CHP'li Akay'ın girişimleri, konunun takipçisi olacağını gösteriyor. Kamuoyu, sorumluların adalet önünde hesap vermesini ve benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını bekliyor.