Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararıyla Tokat, Nevşehir ve Gümüşhane'nin toplam altı yerleşim yerinde dün yapılan ara seçim, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) için beklenmedik bir hezimetle sonuçlandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'prova' olarak nitelediği seçimlerde, AK Parti tüm sandıklarda birinci çıktı. Özel'in 'Erken seçimin ayak sesleri' olarak yorumladığı bu seçim, iktidar partisinin yerel desteğini koruduğunu gösterdi.
CHP hedefini tutturamadı
Ara seçim öncesi CHP cephesinde moral yüksekti. Genel Başkan Özgür Özel, yaptığı açıklamada "Bu seçimler erken seçimin provasıdır" ifadelerini kullanmıştı. Ancak sandıktan çıkan sonuçlar, muhalefeti hayal kırıklığına uğrattı. Seçimlerin yapıldığı Tokat'ın Üzümören, Çamiçi ve Çat beldeleri, Nevşehir'in Çat beldesi ile Gümüşhane'nin Yağmurdere ve Söğütalan beldelerinde AK Parti adayları rakiplerine fark attı. CHP'nin aday çıkardığı yerlerde ise oy oranı yüzde 20'nin altında kaldı.
Seçimler neden önemliydi?
Altı beldede yapılan ara seçimler, yerel yönetimlerdeki belediye başkanlıklarının boşalması nedeniyle gerçekleştirildi. Siyasi analistlere göre, bu seçimler genel seçimlere giden yolda partilerin güç testi olarak kabul ediliyor. CHP'nin 'prova' söylemi ise partinin seçime stratejik bir önem verdiğini ortaya koydu. Ancak sonuçlar, muhalefetin kırsal bölgelerdeki kan kaybını gözler önüne serdi. Özellikle Tokat ve Gümüşhane gibi Karadeniz bölgesi illerinde CHP'nin oy tabanını genişletemediği görüldü.
AK Parti'den ilk yorum
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçim sonuçlarının partisinin halk nezdindeki desteğinin devam ettiğini gösterdiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın iradesi sandığa yansımıştır. CHP'nin 'prova' iddiaları boşa çıkmıştır" dedi. Seçimlerin ardından yapılan açıklamalarda, AK Parti'nin yerel yönetimlerdeki başarısının devam edeceği vurgulandı. Muhalefet cephesinde ise sessizlik hakim. CHP Genel Merkezi'nin seçim sonuçlarını analiz etmek üzere kriz toplantısı yapacağı öğrenildi.
Bağımsız değerlendirme
Ara seçim sonuçları, muhalefetin özellikle kırsal alanlardaki organizasyon eksikliğini ve seçmenle bağ kurma konusundaki zafiyetini ortaya koydu. Özgür Özel'in 'prova' söylemi, seçmeni ikna etmekten uzak kaldı. İktidar partisinin yerel teşkilatlarının gücü ve sahada etkin çalışması, bu tür küçük ölçekli seçimlerde belirleyici oldu. Önümüzdeki genel seçimler öncesinde CHP'nin yeniden bir strateji belirlemesi gerektiği açıktır. Bu sonuç, muhalefetin merkez sağ seçmene ulaşma çabalarının yetersiz kaldığını göstermesi bakımından da önem taşımaktadır.