Görevden alınan CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık, CHP Ankara İl Başkanlığı binasına polis ve bekçiler eşliğinde girilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Işık, "Seçilmiş Ankara Örgütümüz de Ankaralı her yurttaş da tepeden tırnağa baba ocağına sahip çıkmak için bugüne kadar direndi. Bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz" dedi. Olay, Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan CHP İl Binası'nda dün akşam saatlerinde meydana geldi.
Polis ve bekçilerle binaya giriş
Butlan yönetimi olarak anılan kayyım atamasının ardından parti binasına giriş yapan polis ve bekçiler, CHP'liler tarafından tepkiyle karşılandı. Işık, yaptığı yazılı açıklamada, müdahalenin hukuksuz olduğunu vurguladı. "Ankara örgütümüz, üyelerimiz ve halkımız, demokratik haklarını kullanarak bu keyfi uygulamaya karşı durmuştur" ifadelerini kullandı. Işık, sürecin takipçisi olacaklarını ve hukuki yollara başvuracaklarını da sözlerine ekledi.
Parti içi kriz büyüyor
CHP'de yaşanan bu son gelişme, parti içindeki kayyım atamaları ve butlan yönetimi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara İl Başkanlığı'na atanan kayyım yönetimi, partinin örgütlenme yapısında değişiklikler yapmaya başlamıştı. Işık'ın görevden alınmasının ardından parti binasına yapılan polisli müdahale, CHP tabanında büyük rahatsızlık yarattı. Partinin birçok ilçe örgütü de sürece tepki gösterdi.
Seçilmişlerin direnişi
Işık, konuşmasında seçilmiş organların iradesine saygı duyulması gerektiğini belirterek, "Bizler sandıktan çıkan iradeyi temsil ediyoruz. Bu iradeyi yok saymak, demokrasiye darbe vurmaktır" dedi. Açıklamasında, CHP'nin örgütlü gücüne vurgu yapan Işık, "Ankara örgütü olarak dik durmaya devam edeceğiz. Polis zoruyla alınan kararlar meşru değildir. Mücadelemizi hukuk çerçevesinde sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Bağlam ve değerlendirme
CHP'deki kayyım atamaları ve butlan yönetimi uygulamaları, partinin iç işleyişinde ciddi bir krize işaret ediyor. Parti yönetiminin aldığı kararların, yerel örgütler tarafından benimsenmemesi, CHP'de merkez-çevre gerilimini artırıyor. Bu tür olaylar, siyasi partilerde demokratik tartışma ve uzlaşma kültürünün ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki günlerde hukuki sürecin nasıl işleyeceği ve tarafların tutumu merak konusu.