CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu döneminde parti yönetiminin 9 milletvekilini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmesi, parti içinde büyük tartışma yarattı. İhraç listesinde yer alan CHP'li Gökhan Günaydın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Tüzük hükmü açıkken iç yönetmeliğine dayanarak bir tedbirli ihraç talebini sürdüremezsiniz" ifadelerini kullandı. Günaydın, Parti Meclisi'nden (PM) 28 imza toplayarak ihraç talebinin geri çekilmesini istedi.
İhraç talebinin gerekçesi ve süreç
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), geçtiğimiz hafta aldığı kararla Gökhan Günaydın, Engin Özkoç, İlhan Kesici, Muharrem Erkek, Fethi Açıkel, Mehmet Günal, Sedar Öztürk, Okan Gaytancıoğlu ve Deniz Demiröz olmak üzere 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine karar vermişti. Kararın gerekçesi olarak, söz konusu vekillerin parti tüzük ve programına aykırı eylemlerde bulundukları ileri sürüldü. Ancak net bir gerekçe kamuoyuyla paylaşılmadı.
Gökhan Günaydın, kararın ardından yaptığı yazılı açıklamada, ihraç talebinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Günaydın, parti tüzüğünün 10. maddesinin açıkça "Bir üye veya milletvekilinin partiyle ilişiğinin kesilmesi için genel merkezin talebi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu karar verir" hükmünü içerdiğini, ancak MYK'nın bu süreci atlayarak doğrudan kesin ihraç talebinde bulunmasının tüzüğe aykırı olduğunu belirtti. Açıklamasında "Tüzük hükmü açıkken iç yönetmeliğine dayanarak bir tedbirli ihraç talebini sürdüremezsiniz. Parti içi demokrasi işletilmelidir" dedi.
Parti içindeki tepkiler
İhraç talebi, CHP kulislerinde geniş yankı buldu. Parti PM üyesi bazı isimler, sürecin aceleye getirildiğini ve parti içi muhalefeti susturmaya yönelik olduğunu ifade etti. Özellikle Gökhan Günaydın ve Engin Özkoç gibi isimlerin parti içinde etkili muhalif kanadın liderleri olması, kararın siyasi amaçlı olduğu yönünde yorumlara neden oldu. PM'de yapılan toplantıda Günaydın'ın çağrısına 28 imza toplanması, ihraç sürecine karşı ciddi bir muhalefet oluştuğunu gösterdi.
Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun karara destek verdiği ancak süreci başkanlık divanı ve MYK ile yürüttüğü biliniyor. Parti sözcüsü Faik Öztrak, ihraç talebinin disiplin kurulunda değerlendirileceğini ve hukuki sürecin takip edileceğini belirtti. Öztrak, "Kimsenin haksız yere mağdur edilmesine izin vermeyiz, ancak tüzük ve parti disiplini gereği bu tür başvurular yapılır" dedi.
Geçmişte benzer örnekler
CHP'de geçmişte de benzer ihraç tartışmaları yaşanmıştı. 2017 yılında 'Olağanüstü Kurultay' sürecinde muhalif 41 milletvekili için kesin ihraç talebinde bulunulmuş, ancak disiplin kurulu bu taleplerin bir kısmını reddetmişti. 2020'de ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu bazı isimler tedbirli olarak ihraç edilmişti. Bu süreçler genellikle parti içi muhalefetle genel merkez arasındaki gerginliklerin bir yansıması olarak görülüyor.
Gökhan Günaydın'ın ihraç listesinde yer alması, özellikle 2019 kurultayında Kılıçdaroğlu'na karşı muhalif adayı desteklemesine bağlanıyor. Günaydın, daha önce de parti içi eleştirileri nedeniyle MYK'ya çağrılmış ve uyarı almıştı. Ancak kendisi, tüm eleştirilerini parti tüzüğü çerçevesinde yaptığını vurguluyor.
Hukukçular, ihraç sürecinin tüzüğe uygunluğunun Yüksek Disiplin Kurulu tarafından tartışılacağını belirtiyor. Eğer disiplin kurulu, ihraç talebini uygun bulmaz ve işleme koymazsa, sürecin uzaması ve parti içinde daha büyük bir krize yol açması bekleniyor. Aksi halde, 9 milletvekilinin kesin ihraçla partiyle bağları kopabilir.
Bu gelişmeler, CHP'nin 2023 yılına yaklaşırken parti içi bütünlüğü sağlamakta zorlandığını gösteriyor. Muhalif kanadın tasfiyesi olarak yorumlanabilecek bu hamle, seçim öncesi partide bir dalgalanma yaratabilir. Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, disiplin sürecini 'tüzük gereği' olarak savunuyor. Sonuçta, CHP'deki bu kavga, Türkiye siyasetinde önemli bir yere sahip olan ana muhalefet partisinin iç dinamiklerini etkilemeye devam ediyor.