İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, kamuoyunda "Çirkinler" ve "Casperlar" olarak bilinen suç örgütlerine yönelik 7 aylık teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonda, çetelerin kurşunlama eylemlerinde çocukları kullandığı ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, örgütler silahlı saldırı ve tehdit eylemlerini gerçekleştirmek için yaşları küçük çocukları kullanarak dikkatleri başka yöne çekmeye çalıştı. Operasyon kapsamında 18 şüpheli gözaltına alınırken, çocukların suça sürüklenme süreci ve örgütlerin gençleri nasıl devşirdiği soruşturmanın odak noktası haline geldi.
Çocuklar kurşunlama eylemlerinde kullanıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmada, "Çirkinler" ve "Casperlar" adlı suç gruplarının rakip gruplara yönelik silahlı saldırılarında 15 yaşından küçük çocukları tetikçi olarak kullandığı belirlendi. Soruşturma dosyasına göre, örgüt yöneticileri çocuklara silah temin ederek hedef kişilere ateş açmaları yönünde talimat verdi. Çocukların, örgütün hiyerarşik yapısı içinde "gözden çıkarılabilir" unsur olarak görüldüğü ve bu nedenle eylemlere sürüldüğü ifade ediliyor.
7 aylık takip sürecinde, örgütlerin iletişim yöntemleri, para transferleri ve silah temini ağları da deşifre edildi. Teknik takip sırasında çocukların kurşunlama eylemlerine nasıl yönlendirildiğine dair ses kayıtları ve yazışmalar delil olarak toplandı. Savcılık, çocukların kullanılmasının örgütlerin korkutucu yüzünü gözler önüne serdiğini belirterek, bu durumun suçun niteliğini ağırlaştırdığını vurguladı.
18 şüpheli gözaltına alındı
Operasyonun ardından gözaltına alınan 18 şüpheli arasında örgüt yöneticileri ve çocukları eylemlere yönlendiren "abi" konumundaki kişilerin bulunduğu öğrenildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, çocukların ailelerine yönelik de inceleme başlatıldı. Soruşturma kapsamında çocukların suça sürüklenmesine neden olan ailevi ve çevresel faktörler de mercek altına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yaptığı açıklamada, suç örgütlerinin gençleri ve çocukları nasıl manipüle ettiğinin ortaya çıkarıldığını belirtti. Açıklamada, "Çocukların silahlı eylemlere sürüklenmesi, örgütlerin ne denli tehlikeli ve acımasız olduğunu göstermektedir. Soruşturma derinleştirilerek devam edecektir" denildi.
Uzmanlar: Çocuklar suçun hem faili hem mağduru
Suç sosyolojisi uzmanları, çetelerin çocukları kullanmasının arkasında yatan nedenlere dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, çocukların ceza infaz sistemindeki boşluklardan faydalanma düşüncesi, örgütleri bu yola itiyor. Ayrıca çocukların kolay yönlendirilebilir olması ve ailevi sorunlar nedeniyle suça yatkın hale gelmeleri, çetelerin bu yaş grubuna yönelmesini kolaylaştırıyor. Ancak uzmanlar, bu durumun çocukların hem fail hem de mağdur olduğu karmaşık bir tablo oluşturduğunu vurguluyor.
Son yıllarda İstanbul'da gençlik çetelerinin sayısında artış olduğu gözlemleniyor. Sosyal medya üzerinden örgütlenen gruplar, kısa yoldan para kazanma vaadiyle çocukları ağlarına düşürüyor. Emniyet yetkilileri, ailelere ve okullara büyük görev düştüğünü belirterek, çocukların dijital mecralarda kimlerle iletişim kurduğunun takip edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Arka plan: Çirkinler ve Casperlar kim?
"Çirkinler" ve "Casperlar", son dönemde İstanbul'da adı sıkça duyulan iki suç örgütü olarak biliniyor. Bu gruplar, özellikle silahlı saldırı, yaralama, tehdit ve haraç toplama gibi suçlarla gündeme gelmişti. Örgütlerin isimleri, sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve rakip gruplarla yaşanan çatışmalarla kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma, bu grupların sadece sokak çatışmaları değil, aynı zamanda çocukları da içine alan bir suç ekosistemi oluşturduğunu gözler önüne seriyor.
İstanbul'un özellikle belirli ilçelerinde yoğunlaşan bu tür gruplar, bölgede yaşayan vatandaşlar için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Mahalle sakinleri, çocuklarının bu tür yapılara karışmasından endişe duyduklarını dile getiriyor. Yetkililer, suç örgütlerine yönelik operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini, çocukları suça iten yapılarla mücadelede aile, okul ve emniyet işbirliğinin önemli olduğunu vurguluyor.
Bu son operasyon, çetelerin çocukları nasıl kullandığını gözler önüne sererken, toplumun tüm kesimlerine önemli sorumluluklar yüklüyor. Çocukların korunması ve suça sürüklenmesinin önlenmesi için sosyal politikaların güçlendirilmesi, eğitim ve sosyal destek programlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aksi halde, benzer olayların yaşanması kaçınılmaz görünüyor.