Burdur'da bir restoranda çay bardağını masaya sert şekilde koyan 10 yıllık garson, işvereni tarafından işten çıkarıldı. İş Mahkemesi'ne başvuran garson, haksız yere işten çıkarıldığını iddia etti. İlk derece mahkemesi garsonu haklı bulurken, işverenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı görüşen Bölge Adliye Mahkemesi, kararı bozarak işvereni haklı buldu. Karar, iş hukukunda gerekçeli karar ve davranışların iş akdine etkisi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor.
Olayın Gelişimi
Olay, 2023 yılında Burdur'da bir lokantada yaşandı. 10 yıldır garson olarak çalışan A.K., bir müşterinin çayını masaya bırakırken bardağı normalden sert bir şekilde koydu. Bu durum, işletme sahibinin dikkatini çekti ve müşteri şikayetçi oldu. İşletme sahibi, bu davranışın müşteri memnuniyetini olumsuz etkilediğini ve işyerinde huzursuzluk yarattığını belirterek iş akdini feshetti.
A.K., iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini öne sürerek İş Mahkemesi'ne dava açtı. Davacı, davranışının kasıtlı olmadığını, yorgunluktan kaynaklandığını ve işverenin kendisine mobbing uyguladığını iddia etti. Ayrıca bu tür bir davranışın iş akdinin feshi için haklı sebep olamayacağını savundu.
Mahkeme Kararları
Burdur İş Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda işverenin feshini haksız buldu. Mahkeme, bir bardağın sert konulmasının iş akdinin sona erdirilmesi için haklı bir sebep olmadığına, bu durumun işçinin sadakat ve itaat yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal etmediğine hükmetti. Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatına hükmetti.
İşverenin istinaf başvurusunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi ise ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. BAM, garsonun davranışının işyerinde huzursuzluk yaratacak nitelikte olduğuna, bu tür davranışların müşteri memnuniyetini doğrudan etkilediğine ve işverenin güven ilişkisini zedelediğine hükmetti. BAM, işçinin davranışının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için geçerli bir sebep oluşturduğuna karar verdi.
Uzman Görüşleri
İş hukuku uzmanları, kararı değerlendirirken farklı görüşler öne sürüyor. Bazı uzmanlar, işçinin davranışının orantısız bir şekilde cezalandırıldığını savunurken, bazıları da işyerinde müşteri memnuniyetinin önemine dikkat çekerek kararın yerinde olduğunu belirtiyor.
Avukat Selin Yılmaz, konuya ilişkin olarak: "Mahkemelerin işçinin davranışlarını değerlendirirken objektif ölçüler kullanması gerekir. Burada tek bir davranışın iş akdinin feshine gerekçe yapılması tartışmalıdır. Ancak BAM'ın kararı, işverenin takdir yetkisini genişlettiği yönünde yorumlanabilir" dedi.
Diğer bir uzman olan Prof. Dr. Ahmet Kaya ise: "İşverenin işyerini yönetme hakkı kapsamında, müşteri memnuniyetini doğrudan etkileyen davranışları değerlendirme yetkisi bulunmaktadır. Bu tür durumlarda işçinin daha dikkatli olması beklenir. Karar, iş hukukunda davranışların feshin son çaresi olması ilkesine rağmen, bu tür eylemlerin işverenin güvenini sarsabileceğine işaret etmesi açısından önemli" şeklinde görüş bildirdi.
Kararın Sonuçları ve Emsal Niteliği
Bu karar, işçilerin işyerindeki davranışlarının sonuçları konusunda önemli bir emsal oluşturuyor. Özellikle müşteriyle doğrudan etkileşim içinde olan sektörlerde çalışan işçilerin, davranışlarına daha fazla dikkat etmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Aynı zamanda işverenlerin, iş akdini feshederken gerekçe gösterme yükümlülüğü ve ispat yükü açısından da belirleyici bir karar niteliği taşıyor.
Karar, istinaf aşamasında verilen bir karar olduğu için Yargıtay'ın onayından geçmesi halinde emsal niteliği daha da güçlenecek. İşçi tarafın temyiz hakkı bulunuyor.
Bu olay, iş hayatında küçük gibi görünen davranışların ne kadar büyük sonuçlara yol açabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekici. Aynı zamanda iş hukukunda 'işçinin davranışları' kavramının sınırlarının çizilmesi açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor.