Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında Çankaya Belediyesi eski Mali Hizmetler Müdürü Ali Alper Üstündağ’ın verdiği ifade, belediyedeki ihale süreçlerinde yaşanan usulsüzlükleri tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Üstündağ, katı atık ihalesinin kasıtlı olarak geciktirildiğini ve 18 firmalık sürecin belirli bir isme, Hüseyin Can Güner’e, nasıl yönlendirildiğini detaylarıyla anlattı. Bu ifade, Ankara’nın en büyük ilçelerinden biri olan Çankaya’da uzun süredir konuşulan yolsuzluk iddialarını somut delillerle destekler nitelikte.
İhale Sürecindeki Usulsüzlükler
Ali Alper Üstündağ’ın ifadesine göre, 2023 yılında gerçekleştirilmesi planlanan katı atık toplama ve taşıma ihalesi, belediye içindeki bazı isimlerin talebiyle defalarca ertelendi. İhalenin teknik şartnamesi, belirli bir firmanın (Hüseyin Can Güner’in sahibi olduğu firma) lehine düzenlendi. Üstündağ, bu süreçte dönemin belediye başkan yardımcılarının ve bazı bürokratların aktif rol oynadığını öne sürdü. Ayrıca, ihaleye katılacak firmaların değerlendirilmesi aşamasında, Güner’in firmasının avantajlı duruma getirilmesi için diğer firmaların eksik evrakları bahane edilerek elendiğini belirtti.
18 Firmalık Süreç Nasıl Tek Bir İsme Kilitlendi?
Üstündağ’ın verdiği bilgilere göre, ihaleye 18 firmaya davetiye çıkarıldı. Ancak süreç boyunca firmaların birçoğu çeşitli gerekçelerle saf dışı bırakıldı. Örneğin, bazı firmaların geçici teminatları eksik bulundu, bazılarının ise referans mektupları kabul edilmedi. Bu elemeler sonucunda, ihaleye yalnızca Güner’in firmasının katılabildiği ve ihalenin tek teklif üzerinden sonuçlandırıldığı ifade edildi. Üstündağ, bu durumun kamu ihale mevzuatına açıkça aykırı olduğunu ve dönemin belediye yönetiminin bu süreci bilinçli olarak yönlendirdiğini söyledi. Ayrıca, ihale sürecinde kullanılan belgelerdeki imzaların bazılarının sahte olduğunu da iddia etti.
İddialara Tepkiler
Çankaya Belediyesi’nden ise henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak belediye içinden bazı kaynaklar, Üstündağ’ın ifadesinin kişisel husumetler nedeniyle abartılı olabileceğini ancak soruşturmanın ciddiyetle sürdürüldüğünü belirttiler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, aralarında eski belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 15 kişinin tutuklu yargılandığı öğrenildi. Davada yargılananların ifadeleri, bu tür usulsüzlüklerin yalnızca katı atık ihalesiyle sınırlı olmadığını, belediyenin diğer alımlarında da benzer yöntemler izlendiğini gösteriyor.
Yolsuzluk Dosyası ve Siyasi Bağlantılar
Soruşturma dosyasında yer alan iddialar, yalnızca ihale sürecindeki manipülasyonlarla sınırlı değil. Ayrıca, belediyenin bazı şirketlere piyasa değerinin çok üzerinde ödemeler yaptığı, bazı alımlarda ise fatura karşılığı olmadan ödeme yapıldığı tespit edildi. Bu ödemelerin, belediyenin siyasi bağlantılı kişilere aktarıldığı ileri sürülüyor. Üstündağ’ın ifadesinde, bu ödemelerin dönemin belediye başkanı Alper Taşdelen’in bilgisi dahilinde yapıldığı iddiaları da yer alıyor. Ancak Taşdelen’in avukatı, bu iddiaları reddederek, müvekkilinin ifadesinin alınmadığını ve hakkında hiçbir somut delil bulunmadığını açıkladı.
Yargı Süreci ve Beklentiler
Çankaya Belediyesi’ndeki yolsuzluk soruşturması, Türkiye’de yerel yönetimlerdeki denetim eksikliklerini ve ihale süreçlerindeki zaafları bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, bu tür olayların önüne geçilebilmesi için belediyelerdeki şeffaflık mekanizmalarının güçlendirilmesi ve iç denetim birimlerinin bağımsızlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Soruşturmanın devam etmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, yerel yönetimlere olan güvenin tazelenmesi açısından kritik önem taşıyor.