1915 Çanakkale Köprüsü'nde verilen araç geçiş garantisi nedeniyle kamuya olan yükün her geçen gün arttığı ortaya çıkarken, projenin en büyük ortağının Limak Holding olduğu belirlendi. Köprünün işletmesini üstlenen konsorsiyumda Limak'ın yanı sıra Güney Koreli DL E&C, SK ecoplant ve Türk Yapı Merkezi yer alıyor. Ancak yüzde dağılımında Limak'ın payının diğerlerine göre daha büyük olduğu öğrenildi. Bu durum, köprünün siyasi bir yatırım olarak görülmesine ve 'Nihat abi' lakabıyla anılan Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'e atıfta bulunulmasına neden oldu.
Garanti tartışmaları derinleşiyor
Köprünün yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirilmesi, devletin araç başına garanti ettiği 85 bin araçlık geçiş sayısına ulaşılamaması halinde farkı kamu kaynaklarından ödemesini zorunlu kılıyor. Açılıştan bu yana geçen sürede günlük ortalama geçiş sayısının 30 bin civarında olduğu belirtiliyor. Bu da devletin her yıl milyarlarca lira zarar yazması anlamına geliyor. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında köprü için garanti kapsamında yapılan ödeme 2,5 milyar TL'yi buldu. 2024 yılında bu rakamın daha da artması bekleniyor.
Limak'ın büyüklüğü ve siyasi bağlantıları
Limak Holding, inşaat, enerji, havacılık, turizm gibi birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, AK Parti hükümetiyle yakın ilişkileriyle biliniyor. Özdemir, geçmişte Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığı da yapmıştı. Limak'ın köprüdeki büyük payı, projenin kamu yararından çok özel sektöre kazanç sağlamak amacıyla yapıldığı eleştirilerini beraberinde getiriyor. CHP ve İYİ Parti milletvekilleri, köprü geçiş ücretlerinin yüksekliği ve garanti sistemini sık sık gündeme taşıyor.
Köprünün stratejik önemi ve eleştiriler
18 Mart 2022'de hizmete giren 1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul-İzmir arasındaki seyahat süresini kısaltmasıyla önemli bir altyapı projesi olarak lanse edilmişti. Ancak geçiş ücretinin 200 TL (2022'de) olarak belirlenmesi, sürücüleri alternatif güzergahlara yöneltti. Şu anda güncel geçiş ücreti 695 TL. Uzmanlar, köprünün fiziksel olarak başarılı bir mühendislik harikası olduğunu ancak finansal modelinin sürdürülemez olduğunu belirtiyor. Köprünün yıllık bakım maliyetleri de cabası.
Sonuç olarak, 1915 Çanakkale Köprüsü tartışmaları hem ekonomik boyutuyla hem de siyasi bağlantılarıyla gündemdeki yerini koruyor. Kamu kaynaklarının aktarıldığı bu projenin uzun vadede vergi mükelleflerine maliyeti, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde sorgulanmayı bekliyor.