Türkiye, değişen iş gücü piyasasına uyum sağlamak ve çalışma hayatını çağın gereksinimlerine göre yeniden şekillendirmek için kapsamlı bir düzenleme sürecine giriyor. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) doğrultusunda, esnek çalışma modelleri, iş-yaşam dengesi ve çalışanların haklarının korunmasına yönelik yeni adımlar değerlendiriliyor. Hükümet, işveren ve işçi temsilcileriyle istişare halinde hazırlanan yol haritasının, gelecek yılın ilk çeyreğinde somut mevzuat değişiklikleriyle hayata geçirilmesi planlanıyor.
Esnek Çalışma Modelleri Yaygınlaşacak
Yeni düzenlemenin merkezinde, uzaktan çalışma, kısmi süreli istihdam ve proje bazlı çalışma gibi esnek modellerin yasal çerçevesinin netleştirilmesi yer alıyor. Pandemi sonrası kalıcı hale gelen hibrit çalışma düzeninin, iş kanununda daha geniş bir yer bulması bekleniyor. Edinilen bilgilere göre, uzaktan çalışanların hakları, işverenin yükümlülükleri ve çalışma saatlerinin tanımı yeniden yapılacak. Özellikle dijital platformlar üzerinden çalışanlar için sosyal güvence ve asgari ücret güvencesi gibi konular masada.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, esnek modellerin iş gücü piyasasına katılımı artıracağını, kadın ve genç istihdamını destekleyeceğini belirtiyor. Ancak sendikalar, bu modellerin güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırma riskine dikkat çekiyor. Yeni düzenlemenin, işçi haklarını koruyacak güvenceleri de içermesi gerektiği vurgulanıyor.
İş-Yaşam Dengesi ve Çalışan Hakları
OVP'de yer alan hedefler doğrultusunda, çalışanların iş-yaşam dengesini güçlendirecek adımlar da planlanıyor. Fazla mesai sınırlamaları, yıllık izin haklarının kullanımının teşviki ve ebeveyn izinlerinin genişletilmesi gibi konular gündemde. Ayrıca, iş yerinde psikolojik taciz ve mobbing ile mücadele için daha etkin denetim mekanizmaları kurulması öngörülüyor.
Kadın istihdamını artırmak için kreş desteği, doğum sonrası esnek çalışma hakkı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, işverenlere sağlanacak teşviklerle kadın çalışan oranının yükseltilmesi amaçlanıyor. Çalışan haklarının korunması noktasında ise, iş mahkemelerinin iş yükünü azaltacak alternatif çözüm yolları ve arabuluculuk sisteminin güçlendirilmesi de değerlendiriliyor.
Arka Plan: Neden Şimdi?
Türkiye'de iş gücü piyasası, teknolojik dönüşüm, demografik değişim ve küresel ekonomik koşullar nedeniyle hızlı bir evrim geçiriyor. Genç nüfusun dijital becerilere yönelimi, geleneksel tam zamanlı istihdam modelini dönüştürüyor. Öte yandan, pandemiyle birlikte uzaktan çalışma yaygınlaşmış, ancak yasal altyapı bu hıza ayak uyduramamıştı. 2027-2029 OVP'si, bu boşluğu doldurmayı ve Türkiye'yi değişen küresel çalışma standartlarına uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve OECD gibi kuruluşlar da ülkelere esnek çalışma modellerini güvence altına alacak düzenlemeler yapmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Türkiye'nin bu adımı, AB ile uyum süreci ve yeşil dönüşüm politikaları açısından da kritik görülüyor. Yeni modelin, işverenlerin rekabet gücünü artırırken çalışanların refahını da gözetmesi hedefleniyor.
Önümüzdeki dönemde, taslak metin üzerinde taraflarla yapılacak görüşmelerin ardından yasa teklifinin TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Çalışma hayatındaki bu köklü değişiklik, hem işveren hem de çalışan kesim tarafından yakından takip ediliyor.