Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, milletvekillerinin yazılı soru önergelerine verdiği yanıtlar, son dönemde siyasi kulislerde tartışma yaratıyor. Bakan Vedat Işıkhan imzasıyla TBMM'ye gönderilen yanıtlarda, vekillerin somut sorularına genellikle mevzuat maddelerinin hatırlatılmasıyla geçiştirilmesi, muhalefet partilerinin tepkisini çekiyor. Özellikle kamu işçilerinin kadro sorunları, taşeron düzenlemeleri ve sözleşmeli personel statüsü gibi başlıklarda verilen yanıtların, sorunun özünü çözmediği belirtiliyor.
Yanıtlarda Mevzuat Vurgusu, Somut Adım Yok
Son olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Mahmut Tanal'ın, KİT'lerde (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) çalışan taşeron işçilerin kadroya alınması sürecine ilişkin sorusuna verilen yanıt, yaşanan sorunun özeti niteliğinde. Tanal'ın sorusunda, daha önce kapsam dışında bırakılan yaklaşık 100 bin taşeron işçinin durumuna ilişkin net bir takvim ve plan beklediği ifade edilmişti. Bakan Işıkhan'ın yanıtında ise, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemelere atıfta bulunularak, süreç içerisinde tüm kamu kurumlarında kadroya geçişlerin tamamlandığı, ancak KİT'lerde bazı işkollarında istisnalar olabileceği belirtildi. Yanıtta, 'Bu kapsamdaki personelin durumu, ilgili kurumların insan kaynakları planlaması doğrultusunda değerlendirilmektedir' denilerek somut bir bilgi verilmedi.
Muhalefet: 'Sorulara Yanıt Değil, Genel Geçer Metinler'
TBMM'de grubu bulunan partilerin milletvekilleri, Bakanlığın yanıtlarını 'soruları ciddiye almama' olarak yorumluyor. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bakanlık, her soru önergesine aynı kalıp cevaplar gönderiyor. İşçilerin, memurların ve emeklilerin güncel sorunlarına dair hiçbir veri paylaşılmıyor. Sanki vekillerin soruları birer dilekçe gibi işleme konuluyor ve mevzuat tekrarıyla yetiniliyor" dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in grup toplantısında bu konuyu gündeme getirmesi beklenirken, Saadet Partisi'nin de konu hakkında araştırma önergesi hazırlığında olduğu öğrenildi.
Geçmişte de benzer eleştirilerin yöneltildiği Bakanlığın, özellikle sosyal güvenlik reformu, emekli maaşları ve iş sağlığı güvenliği gibi geniş kapsamlı konularda verdiği yanıtların, soruların cevabını içermekten çok, mevzuatın uzun uzun aktarılmasından ibaret olduğu görülüyor. Uzmanlar, bu durumun parlamento denetiminin etkinliğini zayıflattığını, yürütmenin yasama karşısındaki sorumluluğunu gölgelediğini savunuyor.
Kadro Sorunu ve Taşeron Gerçeği
Türkiye'de yaklaşık 700 bin taşeron işçi bulunuyor. 2017 yılında çıkarılan 696 sayılı KHK ile kamu kurumlarında sürekli işçi kadrolarına geçiş sağlanmış, ancak KİT'ler ve bazı kurumlar bu kapsamın dışında bırakılmıştı. Daha önce yapılan açıklamalarda, KİT'lerdeki işçilerin de kadroya alınacağı belirtilmiş, ancak bugüne kadar bu yönde somut bir adım atılmamıştı. Konuyla ilgili olarak birçok sendika, eylem ve basın açıklaması yapmış, işçiler özellikle KİT'lerin özelleştirilmesi endişesiyle iş güvencesinin artırılmasını talep etmişti.
Sonuç ve Değerlendirme
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yazılı soru önergelerine verdiği yanıtların, içerikten yoksun ve standart bir görünüm arz etmesi, siyasi kültür açısından önemli bir gösterge. Yasama denetiminin en etkili araçlarından biri olan soru önergeleri, hükümetin uygulamalarını açıklamak ve kamuoyunu bilgilendirmek için kritik bir işlev görüyor. Bu nedenle verilen yanıtların, soruların ciddiyetiyle orantılı ve somut bilgiler içermesi beklenir. Aksi takdirde, muhalefetin de belirttiği gibi, denetim mekanizması işlevsizleşiyor ve vatandaşın sorunları yanıtsız kalıyor. Bu durumun, sadece siyasi bir tartışma değil, aynı zamanda demokratik yönetim kalitesi açısından da ele alınması gerekiyor.