Bu hafta boyunca en çok duyduğum ve muhtemelen Türkiye'de en çok sorulan sorular şunlar: CAATSA yaptırımları kalkıyor mu? F-35 savaş uçakları Türkiye'ye geri dönecek mi? Bu iki soru, Ankara-Washington hattında son dönemde yaşanan diplomatik temasların ardından kamuoyunun gündemine oturdu. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, yetkililerden sızan bilgiler ve uluslararası basında çıkan haberler, bu konularda olumlu bir havanın estiğini gösteriyor.
CAATSA yaptırımları neden uygulanıyor?
ABD tarafından Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımları, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle Aralık 2020'de yürürlüğe girdi. Bu yaptırımlar kapsamında Türkiye, F-35 programından çıkarıldı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı kişilere yaptırım uygulandı. Ayrıca Türkiye'ye yapılan bazı savunma sanayii ihracatı lisansları da askıya alındı. ABD yönetimi, S-400'lerin NATO sistemleriyle uyumsuz olduğu ve F-35'in gizlilik özelliklerini tehlikeye atabileceği gerekçesiyle bu adımı attı.
Yaptırımların kalkması için ne gerekiyor?
Uzmanlara göre CAATSA yaptırımlarının kalkması için Türkiye'nin S-400 sistemlerini ya Rusya'ya iade etmesi ya da kullanıma açmaması gerekiyor. Ancak Ankara, S-400'lerin Türkiye'nin egemenlik hakkı olduğunu ve bunları kullanacağını defalarca açıkladı. Diplomatik kaynaklar, son dönemde ABD ve Türkiye arasında bu konuda bir mutabakat zemini arandığını belirtiyor. Örneğin, S-400'lerin aktif olarak kullanılmayacağı ancak elden çıkarılmayacağı bir formül üzerinde duruluyor. Bu, ABD'nin yaptırımları hafifletmesi veya tamamen kaldırması için yeterli olabilir.
F-35 programına dönüş mümkün mü?
F-35 programına dönüş ise daha karmaşık bir süreç. Türkiye, programın ortağıydı ve 100'den fazla F-35 siparişi vermişti. ABD, Türkiye'nin programdan çıkarılmasına rağmen, Türk savunma sanayisinin ürettiği bazı parçaları kullanmaya devam ediyor. Uçakların Türkiye'ye teslimi ise sadece CAATSA yaptırımlarının kalkmasına değil, aynı zamanda Kongre'nin onayına da bağlı. ABD Kongresi'nin Türkiye'ye yönelik tutumu halen çekingen. Bununla birlikte, NATO'nun genişleme süreci ve İsveç-Finlandiya'nın üyeliği gibi konularda Türkiye'nin tavrı, ABD ile ilişkileri doğrudan etkiliyor.
Diplomatik trafik yoğun
Geçtiğimiz haftalarda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ABD'li mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmeler, bu konuların masaya yatırıldığını gösteriyor. Ayrıca, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay'ın Washington ziyareti de önemli bir temas olarak kayıtlara geçti. Bu görüşmelerde, Türkiye'nin F-16 modernizasyon talebi de ele alınıyor. ABD yönetimi, Türkiye'nin F-16 talebine olumlu yaklaşırken, F-35 konusunun ayrı bir süreç olduğunu vurguluyor.
Ekonomik boyut
CAATSA yaptırımlarının kalkması Türkiye ekonomisi için de önemli. Yaptırımlar nedeniyle savunma sanayiinde dışa bağımlılık artmış, bazı projeler sekteye uğramıştı. Yaptırımların kalkması, Türkiye'nin uluslararası savunma pazarında daha rahat hareket etmesini sağlayabilir. Ayrıca, F-35 programına dönülmesi halinde, Türk firmalarının üretimde yer alması yine mümkün olacak.
Tüm bu gelişmeler ışığında, Ankara ve Washington arasında yapıcı bir diyalog süreci işliyor. Ancak sonuç almak için her iki tarafın da siyasi irade göstermesi gerekiyor. Türkiye, S-400 konusunda taviz vermeyeceğini net bir şekilde ifade ederken, ABD de Kongre'nin onayı olmadan adım atamayacağını biliyor. Bu denge, önümüzdeki aylarda netlik kazanacak gibi görünüyor.