Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) kriptolu iletişim ağı ByLock'ta yapılan son çalışmalar, örgüt içindeki hiyerarşik yapıyı gözler önüne serdi. Emniyet güçleri tarafından elde edilen verilere göre, ByLock ID sayısı 215 bini aşarken, listede ilk sıralarda örgütün mahrem imamları, üst düzey yöneticileri ve kilit isimler yer alıyor. Bu gelişme, FETÖ'nün kriptolu haberleşme ağının çözümlenmesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ByLock hiyerarşisi nasıl oluştu?
ByLock uygulaması, FETÖ mensuplarının birbirleriyle şifreli mesaj yoluyla iletişim kurmasını sağlıyordu. Örgüt, bu ağ üzerinden talimatlar ve örgütsel bilgiler aktarıyordu. Emniyet birimleri, ele geçirilen ByLock verilerini analiz ederek kullanıcılar arasındaki bağlantıları ve hiyerarşiyi ortaya çıkardı. İlk sıralarda yer alan mahrem imamlar, örgütün gizli kadroları olarak biliniyor ve örgüte yeni eleman kazandırma, talimatları aktarma gibi kritik görevler üstleniyordu. ID sayıları 1 ile 215 bin arasında değişen kullanıcılar arasında, örgütün üst düzey yöneticileri de belirlendi. Bu kişilerin genellikle düşük ID numaralarına sahip olduğu, yani ByLock sistemine erken kaydoldukları tespit edildi. Ayrıca, her bir hiyerarşik seviyenin farklı iletişim protokollerine sahip olduğu, üst düzey yöneticilerin sadece belirli alt gruplarla haberleştiği anlaşıldı.
Operasyonel sonuçlar ve adli süreç
ByLock hiyerarşisinin deşifre edilmesi, FETÖ'ye yönelik operasyonlarda yeni bir aşamayı başlattı. Emniyet, bu veriler ışığında örgütün farklı katmanlarına yönelik eş zamanlı baskınlar düzenledi. Özellikle mahrem imamların yoğun olduğu illerde çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Adli süreçlerde, ByLock verileri delil olarak kullanılıyor; hiyerarşik pozisyonlar, sanıkların örgüt içindeki rollerini belirlemede kritik önem taşıyor. Mahkemeler, ByLock ID numarasının küçüklüğünü örgüte daha önceden üye olunduğuna işaret olarak değerlendirebiliyor. Ayrıca, ID'ler arasındaki iletişim sıklığı ve yönü, sanıklar arasındaki ast-üst ilişkisini ortaya koyuyor.
Bu gelişmeler, FETÖ ile mücadelede teknolojik istihbaratın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. ByLock verilerinin çözümlenmesiyle, örgütün kriptolu haberleşme ağı neredeyse tümüyle kontrol altına alınmış durumda. Emniyet kaynakları, önümüzdeki süreçte daha fazla kişinin ByLock bağlantısıyla yargılanabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, bu tür dijital delillerin terörle mücadelede kalıcı bir araç haline geldiğini ve örgütlerin güvenli iletişim kurmasını engellediğini vurguluyor.