Hazine ve Maliye Bakanlığı, temmuz ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini açıkladı. Verilere göre, bütçe açığı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 312 artışla 45,2 milyar liraya ulaşırken, faiz dışı denge de 9,1 milyar lira açık verdi. Bu gelişme, kamu maliyesindeki bozulmanın boyutunu gözler önüne sererken, hükümetin izlediği politikalar ekonomistler tarafından yakından takip ediliyor.
Bütçe Giderleri ve Faiz Harcamalarında Artış
Merkezi yönetim bütçe giderleri, temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 68,5 artarak 312,7 milyar liraya yükseldi. Bu artışta, personel giderlerindeki yüzde 85'lik ve mal ve hizmet alımlarındaki yüzde 45'lik yükseliş belirleyici oldu. Özellikle faiz harcamaları, bütçe üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam ediyor; temmuzda faiz giderleri 27,8 milyar lira olarak gerçekleşti. Bu kalem, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61 oranında artış gösterdi.
Vergi Gelirlerinde Artış Ama Yetersiz
Bütçe gelirleri ise aynı dönemde yüzde 42,9 artışla 270,2 milyar liraya ulaştı. Vergi gelirleri yıllık bazda yüzde 42,8 artışla 239,7 milyar lira olarak gerçekleşti. Ancak bu artış, giderlerdeki hızlı yükselişi karşılamakta yetersiz kaldı. Özellikle dolaylı vergilerdeki toparlanmaya rağmen, bütçe dengesi açık vermeye devam etti. Gelir ve gider arasındaki makas, mali disiplinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Yılın İlk Yedi Ayında Bütçe Açığı 209,8 Milyar Lira
Ocak-temmuz döneminde bütçe açığı 209,8 milyar lira olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 107,4 milyar lira seviyesindeydi. Böylece açık, yaklaşık iki katına çıkarak yıllık bazda yüzde 95,4'lük bir artış gösterdi. Faiz dışı denge ise söz konusu dönemde 43,5 milyar lira açık verdi. Bu tablo, Orta Vadeli Program'da öngörülen hedeflerin oldukça üzerinde bir seyir izliyor.
Seçim Ekonomisi ve Harcama Baskısı
Uzmanlar, bütçe açığındaki bu artışı seçim döneminde yapılan harcamalara ve vergi indirimlerine bağlıyor. Ayrıca, deprem bölgesindeki yeniden imar çalışmaları da bütçe üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Kur korumalı mevduat hesaplarına yapılan ödemeler ve enerji ithalatındaki finansman ihtiyacı, kamu maliyesini zorluyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon programı kapsamında sıkı maliye politikası uygulanacağını açıklamıştı, ancak bu politikanın sonuçları henüz bütçe verilerine yansımış değil.
Ekonomistlerden Uyarılar
İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nevzat İncecik konuya ilişkin değerlendirmesinde, 'Bütçe açığındaki bu hızlı artış, ülke riskini artırarak faiz oranları ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Kamu harcamalarının kontrol altına alınması şart' dedi. Başka bir ekonomist ise 'Vergi gelirlerindeki artış olumlu, ancak harcama disiplini sağlanamazsa bu açık sürdürülebilir olmaktan çıkar' uyarısında bulundu.
Sonuç: Mali Disiplin Politikası Kritik
Merkezi yönetim bütçesindeki bu tablo, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukları teyit ediyor. Faiz dışı dengenin de açık vermesi, borçlanma ihtiyacının arttığını ve kamu borcunun sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri büyütüyor. Bu koşullarda, hükümetin mali disiplini yeniden tesis etmesi ve yapısal reformları hayata geçirmesi gerektiği açık. Aksi takdirde, makroekonomik istikrarın sağlanması ve kalıcı enflasyon düşüşü mümkün görünmüyor.