Elazığ'da yaşayan bir kadın, hem estetik kaygılar hem de nefes alma güçlüğü nedeniyle burun ameliyatı oldu. Ancak dört yıl içinde dört kez ameliyat masasına yatan kadının durumu her seferinde daha da kötüye gitti. Son ameliyatın ardından burnunda oluşan şekil bozukluğu ve sürekli artan solunum problemleri, hayatını kabusa çevirdi. Çaresiz kalan kadın, kendisini bu hale getiren doktor hakkında şikayette bulunarak hukuki süreç başlattı.
Dört Ameliyat, Bitmeyen Çile
İsmi gizli tutulan kadın hastanın ilk ameliyatı, 2020 yılında hem görünümünü iyileştirmek hem de burnundaki septal deviasyon (eğri burun kemiği) nedeniyle nefes almasını kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirildi. Operasyonun ardından burnunun şeklinden memnun olmayan kadın, aynı doktor tarafından ikinci kez ameliyat edildi. Ancak ikinci operasyonda da istenen sonuç elde edilemeyince, kadın üçüncü kez ameliyat oldu. Bu kez durum daha da kötüleşti: burnunda çökme, asimetri ve ciddi nefes darlığı oluştu.
Doktorun önerisiyle dördüncü bir ameliyat daha geçiren kadının burnu, artık fonksiyonel olarak da neredeyse işlevsiz hale geldi. İç kıkırdak yapısının bozulması nedeniyle sürekli burun tıkanıklığı, uyku apnesi ve baş ağrıları çekmeye başladı. Yaşadığı mağduriyeti anlatan kadın, "Her ameliyat bana daha kötü bir burun olarak geri döndü. Hem psikolojim bozuldu hem de sağlığımdan oldum. Bu durumun hesabını soracağım." dedi.
Hastanın Şikayeti ve Hukuki Süreç
Mağdur kadın, yaşadığı süreçte kendisini bilgilendirmediğini ve riskleri tam olarak açıklamadığını öne sürdüğü doktor hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Şikayet dilekçesinde, doktorun "tıbbi kötü uygulama" (malpraktis) suçlamasıyla cezalandırılması talep edildi. Ayrıca, Tabipler Odası'na da yazılı başvuru yapan hastanın, doktorun yeniden değerlendirilmesi için idari soruşturma başlatılmasını istediği belirtildi.
Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde yapılan muayenelerde, burnundaki hasarın geri dönüşümsüz olduğu ve rekonstrüktif cerrahi gerektirdiği tespit edildi. Ancak bu operasyonun da riskli olduğu ve kesin sonuç garanti edilemeyeceği, hastaya bildirildi. Kadın, şimdiye kadar yapılan tüm harcamaların yanı sıra uğradığı manevi zararın da doktor tarafından karşılanmasını istiyor.
Estetik Ameliyatlarda Riskler ve Uzman Görüşleri
Konuyla ilgili görüşüne başvurulan estetik cerrahi uzmanları, burun estetiğinin (rinoplasti) en zorlu cerrahi alanlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, "Burun ameliyatları, hem hastanın anatomik yapısı hem de cerrahın tecrübesi açısından büyük hassasiyet gerektirir. İkinci ameliyatlar her zaman daha risklidir, çünkü dokular hasar görmüştür. Bu tür vakalarda hastaların tekrar ameliyat olmadan önce mutlaka bağımsız bir uzmandan görüş alması gerekir." uyarısında bulunuyor. Aynı zamanda, doktor seçiminin önemine vurgu yapan uzmanlar, hastaların cerrahın daha önceki sonuçlarını incelemeleri ve gerçekçi beklentilere sahip olmaları gerektiğini belirtiyor.
Türk Cerrahi Derneği verilerine göre, Türkiye'de yılda ortalama 30 bin rinoplasti operasyonu gerçekleştiriliyor. Ancak bu operasyonların ne kadarının komplikasyonla sonuçlandığına dair net bir istatistik bulunmuyor. Uzmanlar, komplikasyon oranının %5-10 arasında değiştiğini, ancak tekrarlayan ameliyatlarda bu oranın belirgin şekilde arttığını ifade ediyor.
Hastanın şikayeti, estetik cerrahideki denetim eksikliklerini yeniden gündeme getirdi. Sağlık Bakanlığı'nın, estetik operasyon yapacak hekimlerin yeterliliklerini denetlemesi ve hastaların bilgilendirilmiş onam süreçlerini daha sıkı kontrol etmesi gerektiği yorumları yapılıyor.
Bu vaka, estetik ameliyatların sadece görünüşle ilgili olmadığını, aynı zamanda sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde de ciddi etkileri olabileceğini bir kez daha gösteriyor. Cerrahi müdahalelerin her zaman risk içerdiği ve hastaların bilinçli karar vermesi gerektiği hatırlatılırken, yaşanan bu tür olayların, mesleki yeterlilik ve etik ilkeler açısından kapsamlı bir şekilde ele alınması büyük önem taşıyor.