Bursa’da sağlık çalışanlarını konut sahibi yapma vaadiyle kurulan Sağlıkçılar Kooperatifi’ne yönelik operasyonda, 160 kişinin mağdur edildiği ve kooperatif hesaplarındaki yaklaşık 1 milyar 400 milyon liranın inceleme altına alındığı öğrenildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında kooperatif yöneticilerine yönelik gözaltı kararları verildiği, şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konulduğu belirtildi.
Konut Vaadiyle Toplanan Paralar İnceleniyor
Edinilen bilgilere göre, Bursa’da faaliyet gösteren Sağlıkçılar Kooperatifi, özellikle sağlık sektörü çalışanlarına düşük maliyetli konut ve arsa sağlama taahhüdüyle öne çıktı. Kooperatif üyelerinden uzun süre aidat ve peşinat adı altında para toplandı. Ancak vaat edilen projelerin hayata geçmemesi, teslimatların gecikmesi ve hesaplardaki paranın amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine mağdurlar hukuki yollara başvurdu.
Şikayetlerin artması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde kooperatifin banka hesapları, muhasebe kayıtları ve taşınmaz satışları mercek altına alındı. İncelemede yaklaşık 1,4 milyar liralık bir para hareketi tespit edildi. Bu tutarın bir kısmının kooperatif üyelerinden toplanan aidatlar, bir kısmının ise banka kredileri ve dış borçlanmalardan oluştuğu ifade ediliyor.
160 Mağdur Tespit Edildi
Soruşturma kapsamında şu ana kadar 160 kişinin mağdur olduğu belirlendi. Bu kişilerin büyük bölümünün sağlık çalışanı olduğu, bir kısmının ise kooperatife yakın çevreler aracılığıyla üye yapıldığı aktarıldı. Mağdurların ödedikleri paralar karşılığında herhangi bir tapu veya sözleşme güvencesi alamadıkları öne sürüldü. Bazı mağdurların yıllarca aidat ödemesine rağmen konutların temelinin bile atılmadığı belirtildi.
Hesaplara ve Mal Varlıklarına Tedbir
Yürütülen operasyon kapsamında kooperatif yöneticilerinin de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde aramalar yapıldığı, dijital materyaller ile muhasebe belgelerine el konulduğu bildirildi. Ayrıca şüphelilerin banka hesaplarına, araçlarına ve taşınmazlarına tedbir kararı uygulandı. Soruşturmanın, kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve denetimden sorumlu kişileri de kapsayacak şekilde genişletilebileceği ifade ediliyor.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü ve mağdur sayısının artabileceği yönünde değerlendirmeler olduğu kaydedildi. Kooperatif yönetiminin ise suçlamaları reddettiği, projelerin ekonomik koşullar nedeniyle geciktiğini savunduğu öğrenildi.
Sağlıkçıların Konut Hayali Kabusa Dönüştü
Olay, Türkiye’de kooperatifçilik modelinin denetim eksikliği nedeniyle nasıl suistimal edilebildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle sağlık çalışanları gibi düzenli gelire sahip meslek gruplarının hedef alınması, mağduriyetin boyutunu artırıyor. Uzmanlar, kooperatif üyeliklerinde tapu ve ipotek güvencesinin mutlaka aranması, paraların banka kanalıyla ve resmi sözleşmeye bağlı olarak ödenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bursa’daki operasyon, benzer kooperatif vakalarının da yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Son yıllarda birçok ilde konut kooperatifi adı altında toplanan paraların kaybolduğu, yöneticilerin yurt dışına kaçtığı veya şirketlerini devrettiği biliniyor. Bu tür olaylarda mağdurların hukuki süreçlerinin yıllarca sürdüğü ve ödedikleri paranın tamamını geri alamadıkları sıkça görülüyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kooperatifin tüm üye listesi, ödeme kayıtları ve banka hareketleri detaylı şekilde incelenecek. Bilirkişi raporlarının hazırlanmasının ardından şüpheliler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “güveni kötüye kullanma” suçlamalarıyla dava açılması bekleniyor. Mağdurların avukatları aracılığıyla alacak davası açma ve kooperatifin tasfiyesini talep etme hakkı bulunuyor. Ancak kooperatif hesaplarındaki paranın büyük bölümünün harcanmış olması, mağdurların alacaklarını tahsil etmesini zorlaştırabilir.
Bursa’daki Sağlıkçılar Kooperatifi dosyası, hem adalet sisteminin hem de ilgili bakanlıkların kooperatif denetimlerini sıkılaştırması gerektiğini gösteriyor. Sağlık çalışanlarının mağduriyetinin giderilmesi için kamunun devreye girmesi ve mağduriyetlerin hızlıca tazmin edilmesi yönünde çağrılar yükseliyor. Olayın yargı süreci boyunca kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor.