Bursa'nın Osmangazi ilçesi Yeşilova Mahallesi'nde, bir apartman dairesinden yayılan kötü koku ve haşere şikayetleri üzerine harekete geçen belediye ekipleri, evden yaklaşık 20 ton çöp çıkardı. Olay, mahalle sakinlerinin defalarca yaptığı ihbarlar sonucu ortaya çıktı. İhbar üzerine adrese giden Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, evin içinde birikmiş tonlarca atıkla karşılaştı.
Evin içi çöplüğe dönmüştü
Edinilen bilgiye göre, yalnız yaşadığı öğrenilen ev sahibinin yıllar boyunca biriktirdiği çöpler, evin tüm odalarını doldurmuştu. Kağıt, plastik, metal, tekstil ve organik atıkların yanı sıra eski eşyalar da bulunan evde, biriken atıkların ağırlığı yaklaşık 20 ton olarak hesaplandı. Ekipler, çöpleri temizlemek için iş makineleriyle çalışma yapmak zorunda kaldı. Temizlik çalışmaları sırasında evde fare, hamamböceği gibi haşereler de görüldü. Belediye ekipleri, atıkları kamyonlarla taşıyarak bertaraf tesisine gönderdi.
Mahalle sakinleri rahat bir nefes aldı
Uzun süredir kötü koku ve haşere sorunuyla mücadele eden mahalle sakinleri, temizlik çalışmalarının ardından rahat bir nefes aldı. Mahalle muhtarı Ali Yılmaz, "Yaklaşık iki yıldır bu evden gelen kötü koku ve haşereler nedeniyle yaşam kalitemiz düşmüştü. Yetkililere defalarca başvurduk ancak içeri giremedikleri için bir türlü çözüm bulunamadı. Nihayet belediye ekipleri müdahale etti ve ev temizlendi. Şimdi çok rahatladık" dedi. Ev sahibinin psikolojik sorunları olduğu iddia edilirken, durumun sosyal hizmetler birimine bildirildiği öğrenildi.
Temizlik çalışması günler sürdü
Osmangazi Belediyesi ekipleri, 3 gün boyunca aralıksız süren çalışma sonucu evi tamamen boşalttı. Belediye yetkilileri, bu tür durumların tekrar yaşanmaması için düzenli denetim yapacaklarını duyurdu. Ayrıca, biriktirme hastalığı (diogenes sendromu) gibi psikolojik rahatsızlıkları olan vatandaşların tespiti halinde ilgili kurumlara yönlendirileceği belirtildi.
Uzmanlar uyarıyor: Biriktirme hastalığı ciddi sorunlara yol açabiliyor
Psikiyatrist Dr. Ayşe Demir, biriktirme bozukluğunun tedavi edilmediğinde yaşam alanlarını kullanılamaz hale getirebildiğini belirtti: "Bu tür vakalarda kişi eşyaları atamaz ve büyük miktarlarda biriktirir. Evde hijyen sağlanamaz hale gelir, yangın ve sağlık riski oluşur. Toplum olarak bu tür durumları fark ettiğimizde erken müdahale için sağlık kuruluşlarına yönlendirmeliyiz."
Bursa'da yaşanan bu olay, biriktirme bozukluğunun bireysel bir sorun olmaktan çıkıp çevre ve toplum sağlığını etkileyen boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gösterdi. Belediyelerin ve sosyal hizmetlerin bu tür vakalara duyarlı ve hızlı müdahale etmesi, hem mağdur kişilerin hem de çevre sakinlerinin yaşam kalitesini artırmaktadır. Toplumsal farkındalık ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, benzer olayların önüne geçilmesi için önem taşımaktadır.