Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde “Onuncu Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim, Zafer Bizim” başlıklı bir makale kaleme aldı. Duran, makalesinde 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin milletin iradesi ve liderliği sayesinde nasıl bertaraf edildiğini anlatırken, demokrasiye sahip çıkmanın önemine vurgu yaptı.
Milletin İradesi Kazandı
Duran, makalesinde 15 Temmuz gecesi yaşananları detaylı bir şekilde ele alarak, darbecilerin milletin birliğini ve beraberliğini hedef aldığını, ancak Türk halkının demokrasiye olan inancı sayesinde bu girişimin başarısız olduğunu belirtti. “O gece, cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimiz sokaklara dökülerek darbeye karşı durdu. İrade milletindi, zafer de milletin oldu.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, FETÖ terör örgütünün devlet içindeki yapılanmasının temizlenmesinin ne kadar kritik olduğuna dikkat çekti.
10 Yılın Ardından 15 Temmuz’un Anlamı
Makalede, 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda milli iradenin ve demokrasinin yeniden tesis edildiği bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. Duran, “15 Temmuz 2016, Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinde altın bir sayfadır. Bu tarih, milletimizin vatanına ve demokrasisine olan bağlılığının en güçlü kanıtıdır.” dedi. Ayrıca, darbe girişiminin ardından yapılan reformlarla demokratik kurumların güçlendirildiğini ve bu sayede darbe tehditlerinin ortadan kaldırıldığını ifade etti.
Geleceğe Işık Tutan Mesajlar
Burhanettin Duran, makalesinde genç nesillere de seslenerek, 15 Temmuz’dan alınması gereken dersler olduğunu söyledi. “Gelecek nesiller, bu karanlık gecede milletimizin nasıl bir kahramanlık gösterdiğini bilmeli. Bu ruhu yaşatmak, demokrasimizi korumak hepimizin görevidir.” şeklinde konuştu. Duran, aynı zamanda FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ve hiçbir terör örgütüne izin verilmeyeceğini belirtti.
15 Temmuz’un Türkiye İçin Anlamı
Uzmanlar, 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye’de siyasi sistem üzerinde önemli değişikliklere yol açtığını belirtiyor. Darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL dönemi ve ardından yapılan anayasa değişikliğiyle başkanlık sistemine geçilmesi, ülkenin yönetim yapısını kökten değiştirdi. Ancak Duran, makalesinde darbe girişiminin aynı zamanda milletin kenetlenme ve demokrasiye sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu vurguladı.
Bağımsız gözlemciler, 15 Temmuz’un sadece Türkiye için değil, dünya demokrasileri için de bir ibret olduğunu ifade ediyor. Darbe girişiminin uluslararası boyutları, FETÖ’nün yurt dışı yapılanması ve Türkiye’nin bu yapıyla mücadelesi, makalede geniş yer buldu. Duran, “Türkiye, demokrasiye ve hukuka bağlılığıyla tüm mazlum milletlere örnek olmuştur.” ifadelerini kullandı.
Makaleye gelen tepkiler ise daha çok siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden gelirken, muhalefet kanadı darbe girişiminin ardından yapılan uygulamaların demokratik teamüllerle çeliştiğini savunuyor. Ancak Duran, makalesinde bu eleştirilere cevaben “Darbe girişiminin ardından alınan tedbirler milletimizin güvenliği ve devletin bekası içindi, sivil kayıpları en aza indirmeyi hedefledik.” dedi.