İzmir'de maaş ödemelerinde yaşanan krizle gündeme gelen Buca Belediyesi'nin mali tablosu, yapılan incelemelerde bir kez daha gözler önüne serildi. Belediyenin iştiraki olan Buca İmar ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'nin, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) tam 3 milyar 182 milyon 843 bin 165 lira prim borcu bulunduğu belirlendi. Bu yüklü borç, belediyenin içinde bulunduğu mali sıkıntının boyutlarını gösterirken, çalışanların maaşlarını alamama endişesi de giderek artıyor.
Buca Belediyesi'nin Borç Yükü Giderek Artıyor
Buca İmar ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'nin birikmiş SGK prim borçları, belediyenin genel borç yapısının dikkat çeken bir bölümünü oluşturuyor. Yalnızca bu şirketin borcu, milyarlarca lirayı bulurken, belediyenin diğer iştirakleri ve bağlı kuruluşlarıyla birlikte toplam borç yükü çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Yetkililer, borçların yapılandırılması veya ödenmesi için acil eylem planı üzerinde çalıştıklarını, ancak mevcut gelir kalemlerinin bu yükü kaldırmakta yetersiz kaldığını kabul ediyor.
Belediye çalışanları, aylardır maaşlarını zamanında alamamaktan şikayetçi. Özellikle düşük gelirli personel, geçim sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Bazı çalışanlar, SGK'ya prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle sağlık hizmetlerinden faydalanmakta sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor. Emekli olma aşamasındaki işçiler ise kıdem tazminatı ve emeklilik ikramiyeleri konusunda belirsizlik yaşadıklarını dile getiriyor.
Maaş Krizi ve Çözüm Arayışları
Buca Belediyesi'nde baş gösteren maaş krizi, geçen aylarda da basına yansımıştı. İşçiler, ücretlerinin ödenmesi için belediye önünde eylem yapmış, bazı hizmetlerde yavaşlatma kararı almıştı. Belediye yönetimi, borçların ödenmesi için merkezi hükümetten yardım talebinde bulunmuş ancak bu talebin karşılanıp karşılanmadığı netlik kazanmamıştı. Şimdi ortaya çıkan devasa SGK borcu, belediyenin mali durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Uzmanlar, belediyelerin mali sıkıntılarının artmasında yerel yönetimlere aktarılan payların yetersizliği, artan personel giderleri ve plansız borçlanma gibi faktörlere dikkat çekiyor. Buca özelinde ise şirketin zarar etmesi ve belediyenin bu şirkete kaynak aktarması, tabloyu daha da ağırlaştırıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de Buca Belediyesi'ne mali denetim için müfettiş gönderdiği iddiaları, konunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Mali Tablo ve Gelecek Beklentileri
Buca İmar ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'nin SGK'ya olan borcu, şirketin bilançosuna da olumsuz yansıyor. Şirketin aktiflerinin büyük kısmının borçlara karşılık gösterilmesi, yeni yatırımların önünü kapatıyor. Belediye, bu şirket eliyle gerçekleştirdiği imar projelerini sürdürebilmek için gerekli kaynağı bulmakta zorlanıyor. Önümüzdeki dönemde borçların yapılandırılması ya da kapatılması için yeni düzenlemeler yapılmazsa, Buca'da hizmet kalitesinin daha da düşmesi kaçınılmaz görünüyor.
Buca ilçesi, İzmir'in nüfus olarak en kalabalık ilçelerinden birisi olma özelliğini taşıyor. Bu durum, belediyenin hizmet yükünü de artırıyor. Yol, su, kanalizasyon, park ve bahçe düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin aksaması vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Muhalefet partileri, belediye başkanını skandal borçlardan dolayı sık sık eleştirirken, iktidar tarafından da yerel yönetimlere daha fazla mali sorumluluk verilmesi gerektiği savunuluyor.
Bu durum, yalnızca Buca'nın değil, Türkiye genelinde birçok belediyenin ortak sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Yerel yönetimlerin gelir kaynakları merkezi bütçeden aktarılan paylar ve çeşitli vergilerle sınırlı. Artan maliyetler ve pandemi sonrası ekonomik zorluklar, belediyelerin finansman dengesini bozarken, SGK prim borçlarında da ciddi artışlar yaşanıyor. Çözüm için belediyelere daha fazla mali özerklik tanınması gerektiğini belirten uzmanlar, aynı zamanda belediyelerin öz gelirlerini artıracak adımların atılması gerektiğinin altını çiziyor.
Buca Belediyesi'nin bu büyük borç yükü altında ezilmesi, yerel yönetimlerin mali disiplin ve şeffaflık konusundaki eksikliklerini bir kez daha ortaya koyuyor. Vatandaşların belediyeden beklediği hizmetlerin aksatılmaması için, borçların yapılandırılması ve sürdürülebilir bir mali yapının oluşturulması kritik önem taşıyor. Aksi halde, Buca'da yaşanan maaş krizi ve borç batağı, diğer belediyeler için de kötü bir örnek oluşturabilir.