Bozcaada Belediye Başkanı ve 13. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali (BIFED) başkanı Yahya Göztepe, Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte, artan maliyetlere ve finansal güçlüklere karşın festivalin kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Göztepe, “Bağcılık biterse ada kültürünü kaybederiz” diyerek tarımsal üretimin adanın kimliği için taşıdığı önemi dile getirdi. Festival kapsamında düzenlenen etkinliklerde çevresel sorunlara ve sürdürülebilir yaşama dikkat çekilirken, Başkan Göztepe’nin açıklamaları ada halkının geçim kaynaklarına ve kültürel mirasa ışık tuttu.
Festival Mali Zorluklara Rağmen Devam Ediyor
Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali (BIFED), bu yıl 13. kez izleyiciyle buluştu. Festivalin ev sahibi olan Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, ekonomik koşulların zorluğuna karşın festivalin düzenlenmesinden taviz vermeyeceklerini belirtti. Göztepe, “Mali zorluklara rağmen festivali sürdürme kararlılığımızı koruyoruz. Çünkü bu festival, adanın ekolojik ve kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası haline geldi” ifadelerini kullandı.
Festivalin bu yılki programında iklim krizi, biyoçeşitlilik, sürdürülebilir tarım ve yerel kalkınma gibi konular öne çıktı. Göztepe, etkinliğin sadece bir film festivali olmadığını, aynı zamanda çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlayan bir platform olduğunu vurguladı. “BIFED, doğayla uyumlu yaşamı savunan herkesin buluşma noktası. Bu yıl da yerli ve yabancı birçok belgeselciyi ağırlıyoruz. Katılımın yoğun olması, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” dedi.
Bağcılık Ada Kültürünün Temel Taşı
Başkan Göztepe’nin en dikkat çeken mesajlarından biri, Bozcaada’nın simgesi haline gelen bağcılığın geleceğine ilişkindi. “Bağcılık biterse ada kültürünü kaybederiz” diyen Göztepe, üzüm üretiminin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, adanın tarihsel ve toplumsal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Bozcaada’da yüzyıllardır süregelen bağcılık geleneğinin, adanın mutfağından festivallerine, günlük yaşamından mimarisine kadar her alanı şekillendirdiğini ifade etti.
Göztepe, iklim değişikliği, kuraklık ve artan girdi maliyetlerinin bağcılığı tehdit ettiğini söyledi. “Üreticilerimiz zor bir dönemden geçiyor. Su kaynaklarının azalması, hastalıklar ve pazarlama sorunları bağcılığı sürdürülebilir kılmakta güçlük yaratıyor. Eğer bağlar kurursa, sadece bir tarım ürününü değil, adanın ruhunu da kaybederiz” diye konuştu. Belediye olarak üreticilere yönelik destek programları geliştirdiklerini, ancak bu desteğin yeterli olmadığını, merkezi yönetimden de adaya özel tarım politikaları beklediklerini ekledi.
Festivalin Ekonomik ve Sosyal Etkisi
BIFED’in adaya sağladığı katkılara da değinen Göztepe, festival döneminde artan ziyaretçi sayısının yerel esnafa can suyu olduğunu belirtti. “Festival sayesinde konaklama, yeme-içme ve ulaşım sektörleri hareketleniyor. Ayrıca adanın tanıtımına önemli katkı sunuyor. Bu nedenle festivali yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Ancak artan maliyetler nedeniyle sponsorluk ve destek bulmakta zorlandıklarını, buna rağmen gönüllülerin ve ada halkının desteğiyle festivali ayakta tuttuklarını sözlerine ekledi.
Festivalin bu yılki açılışında konuşan Göztepe, ekoloji mücadelesinin yerelden başladığını vurguladı. “Bozcaada gibi küçük bir adada verilen mücadele, aslında tüm dünyaya örnek olacak nitelikte. Rüzgar enerjisi, güneş enerjisi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla adayı geleceğe hazırlamak istiyoruz. Festival bu vizyonun bir parçası” ifadelerini kullandı.
Ada Halkı ve Üreticiler Ne Diyor?
Bozcaada’da bağcılıkla uğraşan üreticiler, son yıllarda artan kuraklık ve düşük üzüm fiyatlarından yakınıyor. Ada halkı, belediyenin tarım desteklerinin artırılmasını ve bağcılığın teşvik edilmesini talep ediyor. Göztepe’nin açıklamaları, bu taleplerin yerel yönetim nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak kalıcı çözüm için tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği açık.
Öte yandan festivalin kapanışına doğru düzenlenen panellerde, ekolojik tarımın yaygınlaştırılması ve yerel tohumların korunması gibi konular tartışıldı. Katılımcılar, Bozcaada’nın ekolojik tarım potansiyelinin yüksek olduğunu, ancak pazarlama ve lojistik sorunlarının aşılması gerektiğini belirtti.
Değerlendirme
Yahya Göztepe’nin açıklamaları, yerel yönetimlerin kültürel ve ekolojik mirası koruma konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Ancak festivalin sürekliliği ve bağcılığın geleceği, sadece belediyenin çabalarıyla sınırlı değil. Merkezi hükümetin tarım desteklerini artırması, iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi ve yerel üreticilerin pazara erişimini kolaylaştırması gerekiyor. Aksi halde Bozcaada’nın simgesi olan bağlar ve onunla birlikte ada kültürü ciddi bir tehdit altında. Festival ise bu mücadelenin görünür yüzü olmayı sürdürüyor.