Mardin’in Midyat ilçesinde yaşanan trajik olay, ülke gündemine oturdu. 5’inci kattaki dairenin balkonundan düşerek hayatını kaybeden 27 yaşındaki Bedriye Naz’ın ablası Filiz Dilekçi, kardeşinin boşanmak istediği için kocası Levent Naz tarafından kasten itildiğini iddia etti. Dilekçi, “Benim gencecik kardeşimi katlettiler. Canice öldürdüler. 5’inci kattan itildi kocası tarafından. Bu vicdansız Levent Naz sadece Bedriye Naz’ı öldürmedi, 4 çocuğunu da annesiz bıraktı” dedi.
Olayın Geçmişi ve İddialar
Olay, geçtiğimiz günlerde Midyat’ın Yeni Mahalle mevkiindeki bir apartmanın 5’inci katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Bedriye Naz ile eşi Levent Naz arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine genç kadın, balkondan düşerek ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Bedriye Naz, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Abla Filiz Dilekçi, kardeşinin ölümünün ardından yaptığı açıklamada, ailenin yaşadığı acıyı ve yaşananları anlattı. Dilekçi, “Kardeşim, eşi tarafından sürekli şiddet görüyordu. Sonunda dayanamayıp boşanma kararı aldı. Ancak Levent Naz bunu kabul etmedi. Onu tehdit etti. Kardeşim de bu durumu ailemize anlattı. Biz de gerekeni yapacağız dedik ama daha fırsat bulamadan bu elim olay yaşandı” ifadelerini kullandı.
Adli Süreç Başladı
Olayın ardından polis ekipleri, dairede ve çevrede detaylı inceleme yaptı. Balkon korkuluğu ve camın durumu incelenirken, güvenlik kamerası kayıtları da toplandı. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Levent Naz gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor. Bedriye Naz’ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Midyat Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Otopsi raporunun, ölümün düşme mi yoksa itilme mi sonucu gerçekleştiğini netleştirmesi bekleniyor.
Aile ve Çocukların Durumu
Bedriye Naz’ın geride bıraktığı 4 çocuk, anneannelerine teslim edildi. Acılı aile, çocukların geleceği konusunda endişeli. Dilekçi, “Kardeşim öldü, geride 4 yetim kaldı. Bu vicdansız, çocuklarını da öldürdü aslında. Onlara biz bakacağız ama yaşadıkları travmayı nasıl atlatacaklar? Bu acıyı hiçbir şey dindiremez” diye konuştu.
Kadına Şiddet ve Boşanma Süreçleri
Bu olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin ne kadar vahim boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, boşanma aşamasındaki kadınların en riskli dönemde olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle şiddet gören kadınların, boşanma kararı alır almaz koruma önlemleri alması ve yetkililere başvurması gerektiği vurgulanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) gibi birimlerine başvurarak destek alınabileceği hatırlatılıyor.
Hukuki Süreç ve Yaptırımlar
Türk Ceza Kanunu’na göre, bir kişinin kasten öldürülmesi “kasten adam öldürme” suçunu oluşturur ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer cinayet, boşanma aşamasında işlenmişse, “kadına karşı şiddet” kapsamında değerlendirilir ve cezada artırım uygulanır. Bu olayda, eğer iddialar doğru çıkarsa Levent Naz’ın en ağır cezayı alması bekleniyor. Ayrıca, olayın aydınlatılması için yürütülen soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü öğrenildi.
Toplumun Tepkisi ve Kadın Örgütleri
Bedriye Naz’ın ölümü, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kadın örgütleri ve aktivistler, olayı kınayarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha etkili yasalar çıkarılmasını ve uygulamaların iyileştirilmesini talep etti. Midyat’ta da bir grup kadın, adalet talebiyle küçük bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bedriye Naz’ın katilleri yargılanmadan ve cezalandırılmadan bu işin peşini bırakmayacağız” denildi.
Bu tür olayların önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması, şiddetin erken teşhisi ve etkili koruma mekanizmalarının devreye sokulması büyük önem taşıyor. Kadınların şiddete maruz kaldıklarında sessiz kalmamaları, hukuki yollara başvurmaları ve çevrelerinden destek almaları hayati bir gereklilik. Bedriye Naz’ın acı ölümü, bu anlamda bir kez daha hepimize düşen sorumlulukları hatırlatıyor.