Sakarya'da boşanma aşamasındaki bir çift arasında yaşanan anlaşmazlık, sosyal medya paylaşımlarının aile mahremiyetini ihlal edip etmediği tartışmasını da beraberinde getirdi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin Instagram'da yaptığı paylaşımların 'aile mahremiyetini ihlal ettiği' gerekçesiyle boşanma talebinde bulunan kocayı haklı bularak yerel mahkemenin boşanma kararını onadı. Karar, benzer davalarda emsal teşkil edecek nitelik taşıyor.
Davaya konu olan iddialar
İddiaya göre, çift 2015 yılında evlendi. Kadın, eşinin kendisini sürekli kıskandığını, hakaret ettiğini ve fiziksel şiddet uyguladığını öne sürerek boşanma davası açtı. Koca ise karşı dava açarak, eşinin sosyal medyada sık sık fotoğraf ve video paylaştığını, bu paylaşımların aile mahremiyetini zedelediğini, ayrıca eşinin kendisine hakaret ettiğini iddia etti. Yerel mahkeme, her iki tarafın da kusurlu olduğuna hükmederek tarafların boşanmasına karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a geldi.
Yargıtay kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak, eşin sosyal medya paylaşımlarının 'aile mahremiyetini ihlal ettiği' gerekçesiyle kocanın kusurlu sayılması gerektiğine hükmetti. Daire, 'Eşlerin birbirlerine karşı saygı ve güven yükümlülüğü bulunduğunu, sosyal medya paylaşımlarının bu yükümlülüğü ihlal etmesi halinde boşanma sebebi sayılabileceğini' belirtti. Kararda ayrıca, kadının 'fenomen' olma çabasının aile birliğini sarsacak boyuta ulaştığı ifade edildi.
Emsal niteliği
Uzmanlar, Yargıtay'ın bu kararının sosyal medya kullanımının aile hukukundaki etkilerine ışık tuttuğunu belirtiyor. Özellikle son yıllarda artan 'instagram fenomeni' vakaları ve bunların evlilik birliğine etkisi, mahkemelerin dikkate aldığı yeni bir kusur türü olarak karşımıza çıkıyor. Avukat Ali Türkmen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Yargıtay, bu kararla sosyal medya paylaşımlarının aile mahremiyetini ihlal etmesi durumunda boşanma sebebi sayılabileceğini netleştirdi. Bu, özellikle eşlerden birinin sosyal medyada aktif olduğu ve paylaşımlarının diğer eş tarafından rahatsız edici bulunduğu durumlarda emsal teşkil edecek' dedi.
Karar, boşanma davalarında sosyal medyanın delil olarak kullanılmasının önünü de açıyor. Artık eşler, birbirlerinin sosyal medya paylaşımlarını mahkemede delil olarak sunabilecek ve bu paylaşımlar kusur değerlendirmesinde dikkate alınacak. Ancak uzmanlar, her sosyal medya paylaşımının doğrudan boşanma sebebi sayılmayacağını, ihlalin ağırlığı ve sürekliliğinin önemli olduğunu vurguluyor.
Toplumsal yansımalar
YGörüldüğü gibi, sosyal medyanın hayatımızdaki artan önemi, özel hayatın mahremiyeti ve aile kurumu arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açıyor. Yargıtay'ın bu kararı, bireysel ifade özgürlüğü ile aile birliğinin korunması arasındaki hassas çizgiyi göstermesi açısından dikkat çekici. Öte yandan, her iki tarafın da kusurlu bulunması, boşanmaların genellikle tek bir taraftan kaynaklanmadığını da ortaya koyuyor. Özellikle dijital çağda, eşlerin birbirlerinin sınırlarına saygı duyması ve iletişim kanallarını açık tutması, evlilik birliğinin sağlıklı devamı için kritik öneme sahip. Bu karar, sosyal medya kullanımının aile hukukundaki yerini belirleyerek, gelecekteki benzer uyuşmazlıklara ışık tutacak nitelikte.