İstanbul Kartal'da boşanma aşamasındaki eşinin uzaklaştırma kararı nedeniyle evine gidemeyen bir koca, eşinin yaşadığı evin doğal gaz aboneliğini iptal ettirince mahkemeden tepki gördü. Kadının başvurusu üzerine İcra Dairesi tarafından verilen kararla koca, 3 gün zorlama hapis cezasına çarptırıldı. Olay, boşanma sürecinde yaşanan şiddet ve yıldırma taktiklerine ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Olay nasıl gelişti?
Kartal'da yaşayan G.K., boşanma davası açtığı eşi M.K.'nin şiddet uyguladığı gerekçesiyle mahkemeden uzaklaştırma kararı aldı. M.K., bu kararın ardından eşinin yaşadığı eve gidemeyince, kendisi adına kayıtlı olan doğal gaz aboneliğini sonlandırdı. Kış aylarında evde doğal gazın kesilmesi üzerine G.K., avukatı aracılığıyla İcra Müdürlüğü'ne başvurdu. Müdürlük, aboneliğin iptal edilmesini, boşanma aşamasındaki eşe yönelik bir taciz olarak değerlendirdi ve M.K. hakkında 3 gün zorlama hapis kararı verdi.
Hukuki süreç ve sonuçları
İcra Müdürlüğü'nün kararında, M.K.'nin uzaklaştırma kararını dolaylı yollarla ihlal ettiğine, eşini yaşam alanında zor durumda bırakmayı amaçladığına ve bu davranışın aile içi şiddet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Zorlama hapis cezası, M.K.'nin doğal gaz aboneliğini yeniden açtırması veya kadının bağımsız bir abonelik yapmasına izin vermesiyle kaldırılabilecek. Karar, boşanma sürecindeki kadınların ekonomik ve psikolojik şiddete karşı korunması açısından önemli bir emsal teşkil etti.
- Boşanma aşamasındaki kadın, uzaklaştırma kararı sayesinde fiziksel şiddetten korunuyor ancak ekonomik şiddetle karşı karşıya kalıyor.
- Mahkemenin kararı, abonelik iptali gibi eylemlerin de taciz sayılabileceğini gösteriyor.
- Uzmanlar, boşanma sürecinde kadınların temel ihtiyaçlarının kesintiye uğraması durumunda hızlı hukuki müdahale gerektiğini belirtiyor.
Toplumsal bağlam
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik boyutlarıyla tanımlıyor. Uzaklaştırma kararına rağmen eşinin doğal gazını kestirmek, ekonomik şiddet olarak değerlendiriliyor. Bu olay, boşanma sürecindeki birçok kadının yaşadığı ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir soruna dikkat çekiyor: temel ihtiyaçların silah olarak kullanılması. Hukukçular, benzer durumlarda mağdurun derhal icra müdürlüğüne başvurması gerektiğini ve mahkemelerin bu tür eylemler karşısında etkili koruma sağladığını ifade ediyor. Sonuç olarak, boşanma sürecindeki kadınların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ekonomik şiddete karşı da hukuki güvence altına alınması, aile hukukunun güncel bir sınavı olarak karşımızda duruyor.