Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında düzenlenen ve Nurettin Yıldız protestosu olarak bilinen eylemin ardından gözaltına alınan 15 kişi hakkında açılan davanın beşinci duruşması bugün İstanbul'da görüldü. Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, aralarında gazeteci Can Öztürk'ün de bulunduğu sanıklardan Öztürk'ün gazeteci kimliği nedeniyle beraatini, diğer 14 öğrencinin ise cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere duruşmayı 11 Ocak'a erteledi.
Duruşmada Neler Yaşandı?
İstanbul Adliyesi'nde görülen duruşmaya sanık avukatları, sanıklar ve gazeteci örgütlerinin temsilcileri katıldı. Savcı, esas hakkındaki mütalaasında, Can Öztürk'ün olay tarihinde gazeteci olarak görev yaptığını ve eyleme ilişkin haber yaptığını belirterek, hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Diğer 14 sanık öğrenci için ise "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçundan ceza talep edildi.
Duruşmada sanık öğrencilerin avukatları, müvekkillerinin eyleme katılmadığını, gözaltına alındıkları sırada tesadüfen olay yerinde bulunduklarını savundu. Avukatlar, savcının mütalaasına karşı beyanda bulunarak, öğrencilerin eğitim haklarının kısıtlanmak istendiğini öne sürdü. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi ve savunmaların tamamlanması için duruşmayı 11 Ocak 2024 tarihine erteledi.
Davanın Arka Planı
Dava, 2021 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde görevden alınan rektör adayı ve akademisyen Nurettin Yıldız'a karşı düzenlenen protesto gösterileri sırasında yaşanan olaylara dayanıyor. Protestolar sırasında gözaltına alınan 15 kişi hakkında "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla dava açılmıştı. Davanın önceki duruşmalarında sanıklar savunmalarını yapmış, mahkeme bazı ara kararlar almıştı.
Olayın ardından gözaltına alınanlar arasında yer alan gazeteci Can Öztürk, o dönemde bölgede haber takibi yaptığını belirtmişti. Öztürk'ün avukatı, müvekkilinin gazetecilik faaliyeti kapsamında gözaltına alındığını ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini savunmuştu. Savcının son mütalaasında bu savunmayı dikkate alarak Öztürk için beraat talep etmesi, gazeteci örgütleri tarafından olumlu karşılandı.
Tepkiler ve Beklentiler
Türkiye Gazeteciler Sendikası ve çeşitli basın meslek örgütleri, duruşmayı yakından takip etti. Sendika temsilcileri, gazetecilerin haber yaparken yargılanmaması gerektiğini vurgulayarak, savcının Öztürk için beraat talebini yerinde bulduklarını ifade etti. Öte yandan öğrenci aileleri ve destekçileri, diğer sanıklar için de beraat kararı çıkması gerektiğini söyledi.
Davanın 11 Ocak'taki duruşmasında mahkeme heyetinin nihai kararını açıklaması bekleniyor. Kararın, hem gazetecilik faaliyetleri hem de öğrenci eylemleri açısından emsal teşkil etmesi öngörülüyor. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar, 2021 yılında ülke gündeminde geniş yer tutmuş, birçok üniversiteden öğrenciler dayanışma eylemleri düzenlemişti.
Hukukçular, savcının mütalaasının mahkeme için bağlayıcı olmadığını, ancak yönlendirici nitelik taşıdığını belirtiyor. Gazeteci Can Öztürk'ün beraatı halinde, haber takibi sırasında gözaltına alınan gazeteciler için önemli bir içtihat oluşabileceği değerlendiriliyor. Öğrenciler açısından ise mahkemenin vereceği karar, benzer eylemlerde yargılanan diğer öğrenciler için de belirleyici olabilir.
Davanın seyri, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı tartışmaları bağlamında dikkatle izleniyor. Uluslararası insan hakları örgütleri de duruşmayı takip ederek, yargılamanın adil olması çağrısında bulunmuştu. Mahkemenin vereceği karar, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda yankı uyandırabilir.