Bank of America (BofA) ekonomistleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini sabit bırakacağını tahmin ediyor. Yatırım bankası, yapışkan enflasyon ve küresel belirsizlikler nedeniyle TCMB'nin temkinli duruşunu koruyacağı görüşünde. Piyasalar, kararın perşembe günü açıklanmasını bekliyor.
BofA'nın faiz tahmini ve gerekçeleri
BofA, yayımladığı raporda TCMB'nin bir hafta vadeli repo faizini yüzde 50 seviyesinde tutacağını öngördü. Bankaya göre, enflasyon görünümündeki iyileşme yavaş seyrediyor ve hizmet fiyatlarındaki katılık devam ediyor. Ayrıca, jeopolitik riskler ve küresel finansal koşulların sıkılaşması, TCMB'nin elini kolunu bağlıyor. Raporda, yılın ikinci yarısından itibaren faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği ancak bunun için enflasyonda belirgin bir düşüş görülmesi gerektiği vurgulandı.
Piyasalar ne bekliyor?
Piyasa beklentileri de BofA'nın tahminiyle paralel. Anketlere katılan ekonomistlerin çoğu, TCMB'nin faizi değiştirmeyeceğini düşünüyor. Geçen ay yapılan toplantıda da faiz yüzde 50'de sabit tutulmuştu. Enflasyon verileri, mayıs ayında yıllık bazda yüzde 75,45 ile zirve yaptıktan sonra haziranda yüzde 71,60'a geriledi. Ancak bu düşüş, Merkez Bankası'nı rahatlatmaya yetmedi. Kurum, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 38 olarak korurken, bazı analistler bu hedefin ulaşılabilir olmadığını savunuyor.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, son enflasyon raporunda, sıkı para politikasının devam edeceği sinyalini vermişti. Karahan, enflasyonun ana eğiliminde henüz istenen seviyede bir düşüş olmadığını belirtmişti. Bu açıklamalar, faiz indirimi beklentilerini ötelemeye devam ediyor.
İndirim beklentisi yıl sonuna ötelendi
BofA, faiz indirimlerinin eylül ayından önce başlamayacağını öngörüyor. Bununla birlikte, enflasyonun yüzde 50'nin altına inmesi halinde TCMB'nin önden yüklemeli bir gevşeme döngüsüne girebileceği de belirtiliyor. Ancak rapora göre, baz etkisiyle enflasyonun ağustos ayından itibaren hızlı düşüş göstermesi bekleniyor. Bu da yılın son çeyreğinde faiz indirimi için zemin hazırlayabilir.
Öte yandan, döviz kurlarındaki seyir de TCMB'nin kararlarını etkileyen önemli bir faktör. TL'nin reel olarak değer kazanması, ihracatçıları zorlasa da enflasyonla mücadelede olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Merkez Bankası'nın rezervleri de son dönemde artış eğiliminde. Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına ilgisi, swap ve tahvil piyasalarında canlanmayı beraberinde getirdi.
Küresel tarafta ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine geç başlaması, gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturuyor. Güçlü dolar ve yüksek faiz ortamı, portföy yatırımlarının gelişmekte olan piyasalardan çıkışına neden olabiliyor. Bu durum, TCMB'nin politika faizini düşürmesini geciktiren faktörler arasında sayılıyor.
Sonuç olarak, BofA'nın raporu, TCMB'nin bu hafta faizi sabit tutacağı beklentisini güçlendiriyor. Piyasalar, perşembe günü saat 14.00'te açıklanacak faiz kararını ve Karahan'ın vereceği mesajları yakından takip edecek. Enflasyonla mücadele kararlılığının sürdüğü bir ortamda, faiz indirimi için acele edilmeyeceği anlaşılıyor.