Güney Afrika'dan Batı Şeria'ya uzanan bir göç dalgası, Orta Doğu'nun en sıcak çatışma bölgelerinden birinde yeni bir demografik ve siyasi gerilim yaratıyor. 19 Ekim 2021 tarihli bir analiz, İsrail'deki Güney Afrikalı Beyazların sayısındaki artışa dikkat çekiyor.
Joseph Massad'ın middleeasteye.net'te yayımlanan makalesine göre, Boer kökenli Güney Afrikalılar, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim yerlerine akın ediyor. Bu hareketin arkasında beyaz kolonyalist ideolojinin modern bir tezahürü olduğu belirtiliyor.
Boerler Neden Batı Şeria'ya Gidiyor?
Boerler, 17. yüzyıldan itibaren Güney Afrika'ya yerleşen Hollandalı, Alman ve Fransız kökenli çiftçilerin soyundan geliyor. Tarih boyunca İngiliz sömürgeciliğine karşı verdikleri mücadeleyle bilinen bu topluluk, apartheid rejiminin mimarlarından biri olarak görülüyor.
Massad, makalesinde Boerlerin İsrail ile ideolojik bir yakınlık hissettiğini öne sürüyor. İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki kontrolünü, kendi tarihlerindeki 'özgürlük mücadelesi' ile ilişkilendiriyorlar. Bu nedenle Batı Şeria'daki yerleşim projelerine katılıyorlar.
Son yıllarda Güney Afrika'dan İsrail'e yönelik göç eden Boer sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu göçmenlerin büyük bir kısmı, Naftali Bennett hükümetinin teşvik politikalarından faydalanarak yerleşimci topluluklarına dahil oluyor.
Uluslararası Hukuk ve Tepkiler
Birleşmiş Milletler, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Ancak İsrail, bu bölgeler üzerindeki iddiasını tarihi ve dini gerekçelerle savunmaya devam ediyor.
Filistin tarafı ise Boerlerin gelişini 'işgalin derinleşmesi' olarak yorumluyor. Filistinli yetkililer, bu durumun iki devletli çözüm şansını daha da azalttığını ifade ediyor.
Güney Afrika hükümeti, Boerlerin Filistin topraklarına yerleşmesine resmi olarak karşı çıktığını açıkladı. Ancak bu açıklamanın pratikte bir etkisi olmadığı ve göçlerin sürdüğü belirtiliyor.
Irkçılık ve Apartheid Tartışması
Boerlerin geçmişi, apartheid dönemindeki ırk ayrımcılığı uygulamalarıyla anılıyor. Massad, bu topluluğun Filistin'e taşıdığı ideolojinin de benzer bir ayrımcılığı beraberinde getirebileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail'deki Boer topluluğu, bu eleştirilere karşı çıkarak İsrail'in meşru bir devlet olduğunu ve Batı Şeria'nın Yahudiler için tarihi bir vatan olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası kamuoyu, bu durumu 'sömürgecilik' olarak değerlendiriyor.
Jeopolitik Sonuçlar ve Gelecek
Boer göçü, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Güney Afrika ile İsrail arasındaki ilişkiler, bu göç dalgası nedeniyle gerileme riskiyle karşı karşıya.
Batı Şeria'daki nüfus yapısının değişmesi, bölgedeki çatışmaların seyrini değiştirebilir. Uzmanlar, bu durumun Filistin direnişini güçlendirebileceği gibi, yeni bir göç dalgasının da önünü açabileceğini belirtiyor.
Özellikle İsrail'deki aşırı sağcı siyasetin yükselişi, Boerlerin bu topraklara olan ilgisini artıran bir faktör olarak görülüyor. İsrail hükümetinin yerleşimci sayısını artırma hedefi, bu göçü daha da hızlandırabilir.
Bu gelişmeler, sadece Filistin-İsrail çatışmasının değil, aynı zamanda küresel sömürgecilik mirasının da bir yansıması olarak okunabilir. Boerlerin Batı Şeria'ya yerleşmesi, 21. yüzyılda neokolonyal yapıların nasıl yeniden üretildiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.
Tarihsel deneyimler, kolonyal yerleşimci hareketlerinin bölgede kalıcı barışı sağlamadığını gösteriyor. Boerlerin bu girişimi, Orta Doğu'daki etnik ve dini gerilimleri daha da derinleştirebilir.