Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gözaltına alınmasının ardından savcılığa verdiği ek ifadede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için kendisinden 15 milyon euro talep ettiği iddiası, dosyaya giren daraltılmış baz kayıtlarıyla güçlendirildi. Kayıtların, Böcek'in anlattığı iki ayrı buluşmanın tarih, saat ve konum bilgileriyle birebir örtüştüğü belirlendi. Bu gelişme, Türkiye siyasetinde deprem etkisi yaratırken, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Baz Kayıtları Dosyaya Girdi
Soruşturma kapsamında MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurumu) ve emniyet ekipleri tarafından yapılan teknik takip sonucu elde edilen daraltılmış baz kayıtları, mahkeme dosyasına eklendi. Kayıtlara göre, Böcek'in ifadesinde belirttiği buluşma tarihlerinde, İmamoğlu'nun cep telefonunun sinyal verdiği baz istasyonları, iki ismin aynı anda aynı bölgede olduğunu gösteriyor. Özellikle bir buluşmanın İstanbul'da bir otelin kapalı toplantı salonunda gerçekleştiği iddiası, kayıtlardaki konum verileriyle destekleniyor. İddiaya göre görüşme, saat 21.00 civarında başlamış ve yaklaşık iki saat sürmüş; bu süre zarfında her iki telefonun da aynı baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edilmiş.
İfadeler ve Çelişkiler
Muhittin Böcek, savcılıkta verdiği ek ifadede şunları söyledi: “Sayın İmamoğlu, adaylık sürecinde finansal destek beklediğini belirtti. Benden 15 milyon euro istedi. Bu miktarı iki taksitte ödememi önerdi. Bu görüşmelerden birini kendi ofisimde, diğerini ise İstanbul'da bir otelde yaptık.” İmamoğlu ise iddiaları kategorik olarak reddediyor ve “Bu tamamen asılsız ve kurgusal bir senaryo. Hiçbir zaman böyle bir görüşme yapmadım, böyle bir talepte bulunmadım” açıklamasını yaptı. İmamoğlu'nun avukatları, baz kayıtlarının iki kişinin aynı bölgede olmasının ötesinde bir kanıt sunmadığını, her iki ismin de siyasi toplantılar nedeniyle aynı yerlerde bulunabileceğini savunuyor.
Siyasi Boyut
Bu gelişme, özellikle muhalefet cephesinde büyük yankı uyandırdı. Ana muhalefet partisi CHP, soruşturmanın siyasi bir kumpas olduğunu öne sürerken, iktidara yakın çevreler ise İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk iddialarının giderek güçlendiğini belirtiyor. Hukuk uzmanları, baz kayıtlarının tek başına kesin kanıt sayılmayacağını, ancak diğer delillerle desteklenmesi halinde önemli bir gösterge olabileceğini vurguluyor. Soruşturma kapsamında daha önce İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu bazı belediye yetkilileri hakkında ifade alma kararı alınmıştı. Bu yeni delillerin ardından gözaltı kararı çıkarılabileceği konuşuluyor.
Geçmişte Yaşanan Görüşmeler
İddialara göre ilk görüşme, 2023 yılının Mart ayında Antalya'da gerçekleşti. Böcek'in belediye binasındaki makam odasında yapılan bu toplantıda, İmamoğlu'nun adaylık için gereken kaynağı talep ettiği öne sürülüyor. İkinci görüşme ise aynı yılın Haziran ayında İstanbul'da bulunan lüks bir otelde yapıldı. Baz kayıtları, her iki tarihte de iki telefonun aynı hücrede sinyal verdiğini doğruluyor. Ancak İmamoğlu cephesi, bu görüşmelerin varlığını yalanlıyor ve kayıtların yanıltıcı olduğunu savunuyor. Ayrıca, iki isim arasında daha önce bazı belediye işbirlikleri için görüşmeler yapıldığı biliniyor; bu nedenle kayıtların masum toplantılara denk gelmiş olabileceği de ifade ediliyor.
Hukuki Süreç Nasıl İlerleyecek?
Savcılık, daraltılmış baz kayıtlarını dosyaya ekledikten sonra, İmamoğlu'nun ifadesinin alınması için hazırlıklara başladı. İmamoğlu'nun avukatları, müvekkillerinin adalet önünde hesap vereceğini ancak bu iddiaların siyasi bir operasyon olduğunu belirtiyor. Hukukçular, baz kayıtlarının yanında tanık ifadeleri ve mali hareketlerin incelenmesi gerektiğini, 15 milyon euroluk bir transferin izlerinin mutlaka banka hesaplarında ya da kara para aklama kanallarında bulunabileceğini değerlendiriyor. Şu ana kadar böyle bir transferin izine rastlanmaması, iddianın zayıf kalmasına neden olabilir. Ancak dosyada gizli tanıkların bulunduğu ve onların anlatımlarının da baz kayıtlarıyla örtüştüğü öne sürülüyor.
Kamuoyunda Tepkiler
Gelişmenin ardından sosyal medyada #15milyoneuro etiketi kısa sürede gündem oldu. Muhalif kullanıcılar, bu iddiaların zamanlamasına dikkat çekerek yerel seçim öncesi bir algı operasyonu yapıldığını savunuyor. İktidar yanlıları ise İmamoğlu'nun FETÖ ve irtibat noktalarıyla anıldığını hatırlatarak, adaylık sürecinin soruşturmayla engellendiğini belirtiyor. CHP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, “Muhittin Böcek'in ifadesi baskı altında alınmıştır. Bu delillerin hiçbir hukuki kıymeti yoktur” denildi. Öte yandan, MHP ve bazı muhafazakar partiler de süreci yakından izlediklerini ve yargının kararına saygılı olduklarını açıkladı.
Tüm bu gelişmeler ışığında, baz kayıtları her ne kadar güçlü bir belge olarak sunulsa da tek başına kesin bir yargıya varmak için erken. Dosyanın diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve mahkeme sürecinin işlemesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde İmamoğlu'nun ifadeye çağrılması ve soruşturmanın derinleştirilmesi bekleniyor. Türkiye siyasetinin geleceğini etkileyecek bu dosya, aynı zamanda yargının bağımsızlığı konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirmiş durumda.