Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının devam ettiği son hafta sonunda 88 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. BM Sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, ülkede artan gerilimin endişe verici olduğunu ve sivil kayıpların büyük çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğunu belirtti. Saldırıların yoğunlaştığı güney bölgelerinde hastanelerin kapasitesi dolarken, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Hafta sonu boyunca şiddetli çatışmalar
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yönelik hava ve kara saldırılarını hafta sonu boyunca sürdürdü. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, cumartesi günü 42, pazar günü ise 46 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında 5 çocuk ve 7 kadının bulunduğu bildirildi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), saldırılar sonucu 200'den fazla kişinin yaralandığını ve birçok sivilin temel ihtiyaç maddelerine ulaşamadığını duyurdu. Lübnan yönetimi, uluslararası topluma acil insani yardım çağrısı yaptı.
BM'den acil durum uyarısı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Lübnan'daki durumun 'son derece endişe verici' olduğunu belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. Guterres, sivil kayıpların durdurulması ve insani yardım koridorları açılması gerektiğini vurguladı. BM Güvenlik Konseyi, konuyu ele almak üzere acil bir toplantı kararı aldı. Ancak gözlemciler, büyük güçler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle somut bir adım çıkmasının zor olduğunu ifade ediyor. Bölgedeki gerilim, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze'de sürdürdüğü operasyonların ardından Lübnan sınırına da sıçramış durumda.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, yaptığı konuşmada İsrail'e karşı misilleme yapılacağını duyurdu. Öte yandan ABD ve Fransa, diplomatik çözüm çağrılarını yinelerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, operasyonların Hizbullah'ın tehditleri sona erene kadar devam edeceğini söyledi. Lübnan'da iç savaşın eşiğine gelindiği yorumları yapılırken, BM Özel Raportörü Francesca Albanese bu durumu 'insanlık suçu' olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve küresel yankılar
Lübnan'daki çatışmalar, Ortadoğu'da yeni bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. İran destekli Hizbullah'ın güçlü olduğu Lübnan'da şiddetin artması, İsrail-Hizbullah arasında 2006 savaşından bu yana en büyük çatışma olarak kaydediliyor. Birçok ülke vatandaşlarına Lübnan'ı terk etme çağrısı yaparken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı da vatandaşlarını uyardı. Savaşın bölgeye yayılmasından endişe eden uluslararası kuruluşlar, taraflara sükunet çağrısı yapmaya devam ediyor.
Sonuç olarak, BM'nin açıkladığı 88 ölü rakamı, taraflar arasındaki düşmanlığın ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Sivillerin bedel ödediği bu çatışmada, uluslararası toplumun etkin bir müdahalede bulunamaması endişe vericidir. Diplomatik çabaların tıkanması halinde insani kriz daha da derinleşecektir.