Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in cinsel şiddet suçları nedeniyle kara listeye alınmasının ardından, bu tür suçları önlemeye yönelik en küçük bir çaba dahi göstermediğini duyurdu. BM Genel Sekreteri'nin 2023 yılına ait raporunda, İsrail'in silahlı çatışma bölgelerinde cinsel şiddeti önleme ve failleri cezalandırma konusunda yetersiz kaldığı vurgulandı. Raporda, "İsrail, cinsel şiddeti önlemek için somut adımlar attığına dair herhangi bir kanıt sunmamıştır" ifadesine yer verildi.
Kara listede yer alan İsrail
BM, 2021 yılında yayımladığı bir listede, silahlı çatışmalarda çocuklara karşı cinsel şiddet uygulayan taraflar arasında İsrail ordusuna da yer vermişti. Bu liste, çatışma bölgelerinde çocukların korunmasına yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak hazırlanıyor. İsrail, bu listede yer almayı reddederek, BM'yi "önyargılı" olmakla suçlamıştı. Ancak BM, söz konusu suçlamaları reddederek, raporlarının bağımsız ve tarafsız olduğunu savundu.
Cinsel şiddet raporu ve uluslararası tepkiler
BM'nin son raporu, İsrail'in 2009 yılında Gazze'ye düzenlediği askeri operasyon sırasında cinsel şiddet vakaları yaşandığını ortaya koymuştu. Raporda, Filistinli kadın ve çocukların cinsel şiddete maruz kaldığı belirtilmişti. Bu raporun ardından İsrail, uluslararası kamuoyunda yoğun eleştiri almış ve BM'yi "siyasi amaçlı" olmakla suçlamıştı. Ancak BM, söz konusu iddiaları araştırmak üzere bir komisyon kurduğunu ve herhangi bir örtbas girişimine izin vermeyeceğini açıkladı.
Uluslararası hukuk ve cinsel şiddet
Uluslararası hukuka göre, silahlı çatışmalarda cinsel şiddet, savaş suçu olarak kabul ediliyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 1820 sayılı kararı, cinsel şiddetin bir savaş taktiği olarak kullanılmasını kınıyor ve bu tür eylemlerin cezalandırılmasını öngörüyor. İsrail'in bu kararlara uymadığı yönündeki eleştiriler, ülkenin uluslararası alandaki itibarını zedelemeye devam ediyor.
İsrail'in savunması ve BM'ye yönelik eleştiriler
İsrail hükümeti, BM'nin raporlarının tek taraflı olduğunu ve kendilerine karşı önyargılı bir tutum sergilediğini iddia ediyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "BM, İsrail'e karşı sistematik bir düşmanlık yürütmektedir. Bu raporlar, gerçekleri yansıtmamaktadır" denildi. Buna karşın BM, raporlarının bağımsız uzmanlar tarafından hazırlandığını ve herhangi bir siyasi amaç taşımadığını belirtti.
Bağımsız değerlendirme
BM'nin bu son raporu, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik baskılarını artırmasına neden olabilir. Cinsel şiddetin bir savaş suçu olarak kabul edildiği günümüzde, bu tür iddiaların ciddiyetle ele alınması gerekiyor. Ancak İsrail'in BM'ye yönelik eleştirileri, BM'nin çatışma bölgelerindeki tarafsızlığı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Her iki tarafın da iddiaları kanıtlanmadığı sürece, bu tartışmaların devam etmesi muhtemel görünüyor.