Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2027-2028 döneminde Güvenlik Konseyi'nde görev yapacak beş yeni geçici üyeyi belirledi. Yapılan gizli oylamada Avusturya, Kırgızistan, Portekiz, Trinidad ve Tobago ile Zimbabve, iki yıllık süreyle Konsey'de yer almaya hak kazandı. Yoğun lobi faaliyetleri yürüten Almanya ise Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'ndaki yarışta Portekiz ve Avusturya'nın gerisinde kalarak seçilemedi.
Seçim süreci ve sonuçlar
BM Güvenlik Konseyi'nin 10 geçici üyesi, her yıl Genel Kurul'da yapılan oylamayla bölgesel gruplar bazında seçiliyor. Bu yıl Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'nda üç aday (Avusturya, Almanya, Portekiz) iki sandalye için yarıştı. Avusturya 179, Portekiz 178 oy alırken, Almanya yalnızca 157 oyda kaldı. Afrika Grubu'nda Zimbabve (179 oy) ve Asya-Pasifik Grubu'nda Kırgızistan (186 oy) rakiplerini geride bıraktı. Latin Amerika ve Karayipler Grubu'nda ise Trinidad ve Tobago (182 oy) seçildi. Seçilebilmek için Genel Kurul'da üçte iki çoğunluk (en az 129 oy) gerekiyor; tüm adaylar bu barajı aştı.
Yeni üyelerin önemi ve Almanya'nın başarısızlığı
Güvenlik Konseyi geçici üyeleri, daimi üyelerin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) veto yetkisine sahip olmasa da, küresel barış ve güvenlik konularında karar alma sürecinde önemli rol oynuyor. Yeni üyeler, 1 Ocak 2027'de göreve başlayacak. Almanya'nın bu seçimdeki başarısızlığı, ülkenin BM'de daimi üyelik hedefi açısından bir darbe olarak yorumlandı. Berlin yönetimi, son aylarda yoğun bir diplomasi trafiği yürütmüş, Başbakan Olaf Scholz bizzat bazı ülkelerin liderleriyle görüşmüştü. Ancak Avusturya ve Portekiz'in daha geniş destek bulması, Almanya'nın beklentilerini karşılayamadı.
Öte yandan, Zimbabve'nin seçilmesi, BM'de Afrika ülkelerinin temsiliyeti açısından dikkat çekici. Ülke, son yıllarda uluslararası alanda sık sık insan hakları ihlalleri ve yolsuzlukla anılsa da, bölgesel destekle Konsey'e girmeyi başardı. Kırgızistan, Orta Asya'dan Güvenlik Konseyi'ne seçilen nadir ülkelerden biri olarak bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Trinidad ve Tobago ise Karayipler bölgesinin sesini duyurmak için önemli bir platform elde etmiş oldu.
BM Güvenlik Konseyi'nin yapısı ve seçim sistemi, uzun süredir reform tartışmalarına konu oluyor. Daimi üyelerin veto yetkisinin kaldırılması veya geçici üyelik süresinin uzatılması gibi öneriler masada olsa da, somut bir adım atılmış değil. Bu seçim, küresel siyasetteki güç dengelerini yansıtmaya devam ederken, Almanya gibi büyük ekonomilere sahip ülkelerin dahi Konsey'e girmekte zorlanabildiğini gösterdi.