Birleşmiş Milletler'de (BM) Genel Sekreter Antonio Guterres'in görev süresi 2026'da sona erecek. Yerine gelecek isim için yarış resmi olarak başladı. Aralarında eski devlet başkanları, bakanlar ve uluslararası kurum yöneticilerinin bulunduğu 7 aday, bu hafta Güvenlik Konseyi'nde ilk kez oylanacak. Kulislerde, adaylar arasında bir kadının seçilmesinin tarihi bir dönüm noktası olabileceği konuşuluyor. İşte yarışın perde arkası ve adayların profilleri.
Yarışın Perde Arkası: 7 Aday ve Kritik Oylama Süreci
BM Genel Sekreterliği için adaylık süreci, Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere'nin veto yetkisi nedeniyle oldukça karmaşık bir diplomasi sürecine sahne oluyor. Bu hafta yapılacak ilk oylamada adayların (yasak) oyları ölçülecek. Adayların resmi olarak seçilebilmesi için Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden en az 9'unun olumlu oyu ve daimi üyelerin vetosunun olmaması gerekiyor. Ardından Genel Kurul'dan onay alacak isim, 2026 Ocak ayında göreve başlayacak.
Adaylar arasında öne çıkan isimler şunlar:
- Miroslav Lajčák (Slovakya): Eski Dışişleri Bakanı ve BM Genel Kurulu Başkanı. Doğu Avrupa'dan aday gösterilen isim, deneyimli bir diplomat.
- Nanaia Mahuta (Yeni Zelanda): Eski Dışişleri Bakanı. Maori kökenli olmasıyla dikkat çekiyor; Pasifik bölgesinin adayı olarak görülüyor.
- Josep Borrell (İspanya): AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi. Avrupa Birliği'nin desteğini arkasına almış durumda.
- Rafael Mariano Grossi (Arjantin): Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı. Teknik bir geçmişe sahip; Latin Amerika'dan adaylığı tartışılıyor.
- Amina J. Mohammed (Nijerya): BM Genel Sekreter Yardımcısı. Kadın adaylar arasında en güçlü figürlerden biri; Guterres'in yakın çalışma arkadaşı.
- Erika Mouynes (Panama): Eski Dışişleri Bakanı. Genç ve dinamik profiliyle Latin Amerika'nın sürpriz adayı.
- Vuk Jeremić (Sırbistan): Eski Dışişleri Bakanı ve BM Genel Kurulu Başkanı. Doğu Avrupa'dan bir diğer aday.
Coğrafi Denge ve İlk Kadın Genel Sekreter İhtimali
BM tüzüğüne göre Genel Sekreterlik görevinde bölgesel rotasyon ilkesi gözetiliyor. Bu kez Doğu Avrupa grubunun sırası olduğu yorumları yapılıyor; ancak aday listesinde bu bölgeden iki isim bulunuyor. Öte yandan, BM tarihinde hiçbir kadının Genel Sekreter olarak seçilmediği gerçeği, bu yarışın en dikkat çekici boyutlarından biri. Dünya genelinde artan toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri, kadın adaylara yönelik desteği artırıyor. Özellikle Amina J. Mohammed'in deneyimi ve BM içindeki konumu, onu favori adaylardan biri yapıyor. Ancak Güvenlik Konseyi'ndeki güç dengeleri, adayların kaderini belirleyecek.
Latin Amerika'dan iki adayın (Grossi ve Mouynes) çıkması, bölgenin etkisini artırmak istediğinin göstergesi. Buna karşın, Afrika grubu bu kez aday gösterememenin rahatsızlığını yaşıyor. Nijerya asıllı Mohammed'in adaylığı, kıtanın dolaylı temsili olarak görülse de, resmi bir Afrika adayının olmaması tartışma yaratıyor.
Rusya'nın ve Çin'in bu yarışta izleyeceği tutum da kritik. İki ülke, BM sisteminde reform çağrılarında bulunuyor; ancak Genel Sekreterlik için ortak bir aday üzerinde anlaşıp anlaşamayacakları belirsiz. ABD ise geleneksel olarak Güvenlik Konseyi'nde uzlaşmacı bir ismin seçilmesini destekliyor.
Önümüzdeki haftalarda yapılacak oylamalar, adayların gücünü gösterecek. İlk oylama sonuçlarına göre bazı adayların çekilmesi bekleniyor. Ayrıca, adayların BM Genel Kurulu'nda 'dürüst buluşmalar' olarak adlandırılan oturumlarda sunum yapması geleneği sürüyor. Bu süreç, adayların küresel sorunlara yaklaşımını ortaya koyması açısından önem taşıyor.
İlk kadın Genel Sekreter konusu, yalnızca cinsiyet eşitliği açısından değil, aynı zamanda kurumun geleceği açısından da sembolik bir değer taşıyor. BM'nin iklim değişikliği, çatışmalar ve insani krizlerle mücadelede etkinliğinin sorgulandığı bir dönemde, yeni liderin bu zorluklara yenilikçi çözümler getirmesi bekleniyor. Adayların seçim süreci, aynı zamanda BM'nin reform ihtiyacına da ışık tutuyor.