Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye'nin başkenti Şam'da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmede, Golan Tepeleri meselesi ve İsrail'in bölgedeki ihlalleri ele alındı. Guterres, Golan'ın Suriye toprağı olduğunu yineleyerek, uluslararası hukuka aykırı işgal eylemlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, İsrail ile BM arasında yeni bir gerginlik dalgasına yol açabilir.
Guterres’ten Net Tavır: Golan Suriye’dir
Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına atıfta bulunarak, Golan Tepeleri’nin statüsünün değişmediğini ve Suriye’nin egemenlik haklarının tanınması gerektiğini vurguladı. “İsrail’in Golan’ı ilhakı uluslararası toplum tarafından tanınmamaktadır. Bu bölge Suriye toprağıdır ve BM Şartı’na aykırı her türlü ihlal, bölgesel barışı tehdit etmektedir” dedi. Görüşmede ayrıca, Suriye’deki siyasi süreç ve insani durum da değerlendirildi. Guterres, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirterek, tüm tarafların uluslararası hukuka uyması çağrısında bulundu.
İsrail’in Golan Hamlesi ve Bölgesel Tepkiler
İsrail, 1967 Altı Gün Savaşı sırasında Suriye’den aldığı Golan Tepeleri’ni 1981’de fiilen ilhak etmişti. Ancak bu adım, BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararıyla uluslararası toplum tarafından geçersiz sayıldı. Trump yönetiminin 2019’da Golan’ı İsrail toprağı olarak tanıması, bölgedeki tansiyonu artırdı. Biden yönetimi ise bu kararı tersine çevirmese de, BM’nin tutumunu desteklediğini açıkladı. Guterres’in son açıklamaları, özellikle İran ve Hizbullah’ın Suriye’deki varlığına ilişkin endişelerin gölgesinde geldi.
Bağımsız Değerlendirme
Guterres’in Şam ziyareti, Suriye’nin uluslararası alanda yeniden meşruiyet kazanma çabaları açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak Golan konusundaki bu net tutumun, İsrail ile BM arasında yeni bir diplomatik krize yol açması muhtemeldir. Öte yandan, Suriye’deki iç savaşın yıllardır süren yıkıcı etkileri ve bölgedeki diğer aktörlerin çıkarları göz önüne alındığında, Golan meselesinin kısa vadede çözülmesi zor görünüyor. BM’nin arabuluculuk rolü, ancak tüm tarafların uluslararası hukuka saygı göstermesiyle anlam kazanabilir.