İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda konuşmasına başladığı sırada salondan yükselen yuhalama sesleri ve protestolar nedeniyle konuşmasına ara vermek zorunda kaldı. Olay, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gerçekleşti. Netanyahu kürsüye çıktığı anda çok sayıda delege ayağa kalkarak sırtını döndü ve salonu terk etti. Protestoların nedeni, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve bölgedeki insani kriz.
Protestolar ve Salonun Boşalması
Netanyahu konuşmasına başladığında, özellikle Arap ve Müslüman ülkelerin delegeleri yoğun tepki gösterdi. Yuhalama sesleri ve 'Özgür Filistin' sloganları salonu doldurdu. Bazı delegeler ellerinde Filistin bayraklarıyla salonu terk etti. BM Genel Kurulu Başkanı, delegeleri sakinleştirmeye çalışsa da protestolar bir süre devam etti. Netanyahu, konuşmasının başında 'Burada gerçekleri söylemeye geldim' diyerek sözlerine devam etti, ancak zaman zaman sesi duyulmadı.
Netanyahu'nun Mesajları ve Tepkiler
Netanyahu konuşmasında İran'ı hedef alarak, Tahran yönetiminin nükleer programını eleştirdi ve İsrail'in güvenliği için her türlü önlemi alacağını vurguladı. Ayrıca, bazı ülkelerin İsrail'e yönelik tutumunu 'çifte standart' olarak nitelendirdi. Konuşma sırasında salonun büyük ölçüde boş kaldığı gözlendi. Netanyahu'nun konuşmasını protesto eden delegeler arasında Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve bazı Avrupa ülkeleri de vardı.
Uluslararası Tepkiler ve Arka Plan
Bu protesto, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının ardından BM'de artan izolasyonunu gösteriyor. Son aylarda birçok ülke İsrail'e yönelik eleştirilerini artırdı. BM Genel Kurulu'nda daha önce de benzer protestolar yaşanmıştı ancak bu kez protestonun dozu daha yüksekti. İsrail yönetimi, BM'nin İsrail'e karşı önyargılı olduğunu savunuyor. Filistin yönetimi ise bu protestoları 'haklı bir tepki' olarak değerlendirdi.
Netanyahu'nun konuşması, BM Genel Kurulu'ndaki geleneksel konuşmalar arasında en çok protesto edilenlerden biri oldu. Konuşmanın ardından İsrail delegasyonu, salonu terk eden ülkeleri 'gerçekleri görmemekle' suçladı. BM Genel Sekreteri ise taraflara itidal çağrısı yaptı. Olay, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu ve birçok ülke basınında manşetlere taşındı.