Birleşmiş Milletler (BM), Gazze'de yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı bölgelerin yüzde 83'ünün yaygın kemirgen ve dış parazit istilası altında olduğunu açıkladı. İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle sivillerin büyük bir halk sağlığı riskiyle karşı karşıya bulunduğu vurgulanan raporda, çadır kentler ve geçici barınaklardaki hijyen koşullarının giderek kötüleştiği belirtildi. BM, acil insani yardımın önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Kemirgen ve parazit istilası halk sağlığını tehdit ediyor
Birleşmiş Milletler'in yayımladığı son raporda, Gazze Şeridi'nde yaşanan insani krizin boyutları bir kez daha gözler önüne serildi. Rapora göre, yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı alanların yüzde 83'ünde kemirgen ve dış parazit istilası tespit edildi. Bu durum, özellikle çocuklar ve yaşlılar olmak üzere siviller arasında hastalıkların yayılma riskini artırıyor. Uzmanlar, farelerin ve parazitlerin taşıdığı mikropların; leptospiroz, salmonella ve çeşitli cilt enfeksiyonlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından hazırlanan raporda, Gazze'deki sağlık sisteminin çökmüş durumda olduğu ve hastanelerin yetersiz kaldığı vurgulanıyor. İsrail'in uyguladığı abluka ve kısıtlamalar nedeniyle temiz su, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaç maddelerinin bölgeye ulaştırılamadığı belirtiliyor. Bu da hijyen koşullarının daha da kötüleşmesine neden oluyor.
İsrail'in kısıtlamaları insani yardımı engelliyor
Gazze'de yaşanan bu insani felaketin arkasında İsrail'in uzun yıllardır sürdürdüğü abluka politikasının etkili olduğu ifade ediliyor. BM raporu, bölgeye giren insani yardım malzemelerinin yetersiz olduğunu ve İsrail'in uyguladığı katı denetimlerin yardımların ulaşmasını engellediğini ortaya koyuyor. Özellikle kemirgen ilaçları ve dezenfektan gibi malzemelerin Gazze'ye sokulmasına izin verilmemesi, istilanın önlenmesini imkânsız hale getiriyor.
Birleşmiş Milletler, İsrail'e uluslararası insani hukuk kurallarına uyma çağrısında bulunarak, sivillerin korunması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için acil adımlar atılmasını talep ediyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı açıklamada, "Gazze'deki durum felaket boyutuna ulaştı. Sivillerin maruz kaldığı bu koşullar kabul edilemez. İnsani yardımların engelsiz bir şekilde bölgeye ulaştırılması için derhal harekete geçilmelidir" ifadelerini kullandı.
Uluslararası toplumdan tepkiler ve çözüm çağrıları
BM'nin açıkladığı bu raporun ardından uluslararası toplumdan da tepkiler gelmeye başladı. Bazı ülkeler ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'ye yönelik politikalarını kınayarak, sivillerin korunması için daha etkili önlemler alınmasını istedi. Mısır, Katar ve Türkiye gibi ülkeler ise insani yardımların bölgeye ulaştırılması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor.
Uzmanlar, Gazze'deki durumun ancak kalıcı bir siyasi çözümle düzelebileceğini vurguluyor. İsrail-Filistin çatışmasının sona ermesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi halinde, bölgedeki insani krizin de sona erebileceği belirtiliyor. Ancak mevcut koşullarda, BM'nin uyarılarına rağmen, sivillerin sağlık ve güvenliği giderek daha fazla tehdit altında.
Gazze'de yaşanan bu insani dram, sadece bir sağlık krizi değil, aynı zamanda uluslararası toplumun vicdanını da sınayan bir durum olarak değerlendiriliyor. BM'nin raporu, somut verilerle ortaya koyduğu tabloyla, dünya kamuoyunun dikkatini bir kez daha Gazze'ye çekiyor. Ancak, sorunun çözümü için yalnızca kınamalar değil, somut adımlar atılması gerektiği de bir gerçek.