Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören şirketlerin kârlılıklarının gerçek bir üretim artışını yansıtmadığı belirtiliyor. Ekonomistler, BİST'in bankacılık, gayrimenkul ve montaj sanayi gibi sektörlerde yoğunlaştığını, bu durumun Türkiye ekonomisinin küreselleşme potansiyelini sınırladığını ifade ediyor.
Sanayi Sektöründe Zayıflama Sinyalleri
Uzmanlar, BİST'teki şirket kârlılıklarının enflasyonist ortamda nominal olarak artsa da reel üretim büyümesini yansıtmadığını vurguluyor. Sanayi üretim endeksi verileri, imalat sanayisinin son aylarda daraldığını gösteriyor. Özellikle yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı düşük seyrediyor. BİST'te teknoloji şirketlerinin piyasa değeri toplam içinde yüzde 5'in altında kalırken, bankacılık sektörü tek başına yüzde 40'a yakın bir ağırlığa sahip.
Küreselleşememe ve Yapısal Sorunlar
Ekonomistlere göre, BİST'teki sektörel yoğunlaşma Türkiye'nin küresel değer zincirlerine entegre olmasını engelliyor. Montaj sanayi ağırlıklı yapı, katma değeri düşük üretime yol açıyor. Gayrimenkul sektöründeki aşırı büyüme ise kaynakların verimsiz alanlara yönelmesine neden oluyor. Ar-Ge harcamalarının GSYH'ye oranının yüzde 1'in altında olması, teknoloji şirketlerinin sınırlı kalmasının temel sebeplerinden biri olarak gösteriliyor.
Uzmanlar, BİST'teki bu yapının değişmesi için yapısal reformların gerekliliğine dikkat çekiyor. Teknoloji odaklı şirketlerin halka arzının teşvik edilmesi, vergi avantajları ve girişim sermayesi fonlarının artırılması gibi adımlar öneriliyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin küresel rekabet gücünün daha da zayıflayacağı belirtiliyor.
Bu bağlamda, BİST'in sektörel çeşitliliğinin artırılması ve katma değeri yüksek üretime yönelinmesi, ekonominin sürdürülebilir büyümesi için kritik önem taşıyor.