Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 11 Ağustos 2026 Salı gününü yüzde 0,78'lik düşüşle 13.704 puandan tamamladı. Gün içinde hisse bazlı sert ayrışmalar yaşanırken, yatırımcıların odağında ABD'den gelecek enflasyon verisi ve enerji fiyatlarındaki hareketlilik vardı. Analistler, piyasaların yönü için kritik önem taşıyan veri öncesinde temkinli duruşu koruyor.
BIST 100'de Sert Ayrışma: Hisselerde İki Yönlü Hareket
BIST 100 endeksi, güne yatay başlamasının ardından özellikle ikinci yarıda satış baskısıyla karşılaştı. Endeks, kapanışa doğru kayıplarını artırsa da, hisse bazlı tablo oldukça karışıktı. Bazı sektör hisseleri güçlü alımlarla yükselirken, bazıları ise sert değer kaybetti. Özellikle bankacılık hisselerindeki düşüş endeksi aşağı çekerken, havacılık ve savunma hisselerindeki prim dikkat çekti. Analistler, bu ayrışmanın fon akışları ve bilanço beklentilerindeki farklılaşmadan kaynaklandığını belirtirken, yatırımcıların temkinli davranması gerektiğini ifade ediyor.
ABD Enflasyon Verisi: Piyasaların Kaderini Belirleyecek
Yurt içinde veri takvimi sakin olmasına karşın, gözler yarın açıklanacak ABD TÜFE verisine çevrilmiş durumda. ABD'de enflasyonun yıllık bazda yüzde 3,0'a gerilemesi beklenirken, çekirdek enflasyonun yüzde 3,2'de kalması öngörülüyor. Piyasa aktörleri, özellikle Fed'in faiz indirimlerine yönelik beklentilerin şekillenmesinde bu verinin belirleyici olacağını düşünüyor. Olası bir sürpriz, hem küresel risk iştahını hem de gelişmekte olan ülke piyasalarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, BIST 100 endeksindeki hareketliliğin veri sonrasında hız kazanması bekleniyor.
Cüneyt Paksoy'dan Petrol ve Altın Değerlendirmesi
Ünlü piyasa yorumcusu Cüneyt Paksoy, gün içinde yaptığı açıklamalarda Brent petrol ve altın fiyatlarına ilişkin kritik eşikleri paylaştı. Paksoy, Brent petrolde yükselişin devam ettiğini belirterek, 92 dolar direncinin aşılması durumunda 95 dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Altın tarafında ise uzun vadeli beklentilerin pozitif olduğunu vurgulayan Paksoy, ons altında 2.400 dolar desteğinin önemli olduğunu, bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece 2.500 dolar yolunun açılacağını söyledi. Paksoy, jeopolitik risklerin ve merkez bankalarının alımlarının altını desteklemeye devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Petroldeki Yükseliş ve Yurt İçi Piyasalara Etkisi
Brent petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için cari açık ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturuyor. Ancak analistler, mevcut fiyat seviyelerinin kontrol altında tutulabildiği sürece piyasalar üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini belirtiyor. Öte yandan, yurt içinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası, enerji fiyatlarındaki yükselişin tüketici fiyatlarına yansımasını geciktirebilir. Bu durum, piyasaların enflasyon verisi kadar enerji fiyatlarındaki seyri de yakından izlemesine neden oluyor.
Altında Uzun Vadeli Beklentiler ve Yatırımcı Stratejileri
Altın fiyatlarındaki uzun vadeli yükseliş beklentisi, yatırımcıların portföylerinde güvenli liman olarak altına ağırlık vermelerine yol açıyor. Merkez bankalarının altın alımları, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler altını destekleyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, altında olası geri çekilmelerin yatırım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini, ancak volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde risk yönetiminin önemli olduğunu vurguluyor. BIST'te ise altın madenciliği hisselerinin bu süreçte görece daha iyi performans gösterebileceği ifade ediliyor.
Piyasalar İçin Beklentiler ve Stratejik Öneriler
ABD enflasyon verisi sonrası piyasaların yeni bir yön belirleyeceği öngörülüyor. Verinin beklentilerin altında gelmesi, faiz indirim beklentilerini artırarak riskli varlıklara olan talebi canlandırabilir. Bu durumda BIST 100'ün yeni bir toparlanma sürecine girmesi olası. Ancak verinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda satış baskısının artabileceği, endeksin 13.500 desteğini test edebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, yatırımcıların pozisyonlarını bu senaryolara göre şekillendirmesini ve temkinli olmayı öneriyor. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin ve jeopolitik risklerin piyasaların seyrini belirleyen önemli faktörler arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.