Son yıllarda Türkiye'de gençlik kesimleri arasında 'BİSMİLLAH' ifadesi, sıradan bir dinî söylem olmaktan çıkarak siyasi bir sembol haline geldi. Özellikle üniversite kampüslerinde ve sosyal medyada gençlerin bu ifadeyi bir aidiyet ve protesto aracı olarak kullanması, siyaset bilimcilerin ve sosyologların dikkatini çekiyor. Peki, 'BİSMİLLAH' nasıl oldu da gençlerin sembolüne dönüştü? Bu sorunun yanıtı, Türkiye'de son on yılda yaşanan toplumsal ve siyasi dönüşümlerde gizli.
Gençlik Hareketlerinde Yeni Bir Dil
Türkiye'de gençlik hareketleri, geleneksel olarak ideolojik ve politik talepler etrafında şekillenirken, son dönemde dinî ve kültürel referansların daha görünür hale geldiği gözlemleniyor. 'BİSMİLLAH' ifadesi, özellikle 2013 Gezi Parkı protestoları sonrasında ortaya çıkan yeni nesil gençlik örgütlenmelerinde bir tür ortak dil işlevi gördü. Bu ifade, hem bir başlangıç hem de bir meydan okuma anlamı taşıyarak, gençlerin siyasi taleplerini ifade ederken kullandıkları bir sembol haline geldi.
Siyaset bilimci Doç. Dr. Elif Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, 'Gençler, kendilerine dayatılan siyasi dilden sıyrılmak için dinî ve kültürel sembolleri yeniden anlamlandırıyor. BİSMİLLAH, bu anlamda hem bir koruma kalkanı hem de bir kimlik beyanı olarak işlev görüyor' diyor. Ancak Yılmaz, bu tür sembollerin siyasi partiler tarafından da sahiplenilmeye çalışılmasının, gençler arasında rahatsızlık yarattığını ekliyor.
Özellikle sosyal medya platformlarında, gençlerin 'BİSMİLLAH' ifadesini kullanarak siyasi mesajlar paylaştığı görülüyor. Bu paylaşımlar, genellikle mizahi bir dille yapılsa da, altında yatan ciddi bir eleştiri var: gençler, siyasetin kendilerine dayattığı kutuplaştırıcı dili reddediyor ve daha kapsayıcı bir söylem arıyor.
Siyasi Partilerin İlgi Alanı
'BİSMİLLAH'ın gençler arasında yükselişi, siyasi partilerin de dikkatini çekmiş durumda. Özellikle muhafazakâr partiler, bu ifadeyi kendi gençlik kollarında kullanmaya başladı. Ancak bu durum, ifadenin özgünlüğünü ve gençler arasındaki samimiyetini sorgulatıyor. Gençlik araştırmacısı Dr. Mehmet Ali Kılıç, 'Bir sembol, siyasi partiler tarafından sahiplenildiğinde, gençler arasındaki doğallığını yitiriyor. Gençler, bu tür sahiplenmelere karşı mesafeli duruyor' şeklinde konuşuyor.
Öte yandan, 'BİSMİLLAH' ifadesinin sadece dindar gençler arasında değil, seküler kesimlerde de kullanılması, sembolün apolitik bir çerçevede değerlendirilmesine yol açıyor. Bazı gençler, bu ifadeyi bir tür 'iyi niyet' ve 'başlangıç' anlamında kullanarak, siyasi bir mesaj vermekten kaçınıyor. Bu çeşitlilik, ifadenin geniş bir yelpazede kabul gördüğünü gösteriyor.
Ancak, 'BİSMİLLAH'ın bir sembol haline gelmesi, beraberinde bazı tartışmaları da getiriyor. Bazı kesimler, bu ifadenin siyasi bir araç olarak kullanılmasını, dinî değerlerin istismarı olarak nitelendiriyor. Bu eleştiriler, gençler arasında da yankı buluyor ve ifadenin kullanımına dair bir hassasiyet oluşturuyor.
Arka Plan: Türkiye'de Gençlik ve Siyaset
Türkiye'de gençlik, nüfusun önemli bir bölümünü oluşturuyor ve siyasi tercihleri, seçim sonuçları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip. Son yıllarda yapılan araştırmalar, gençlerin siyasi partilere olan güveninin azaldığını ve geleneksel siyasi katılım biçimlerinden uzaklaştığını gösteriyor. Bu bağlamda, 'BİSMİLLAH' gibi semboller, gençlerin siyasi ifade biçimlerini dönüştürdüğünün bir işareti olarak okunabilir.
Uzmanlar, gençlerin siyasi taleplerini ifade ederken dinî ve kültürel referansları kullanmasının, hem bir kimlik arayışı hem de mevcut siyasi dile bir alternatif oluşturma çabası olduğunu belirtiyor. Bu durum, Türkiye'de siyasetin geleceği açısından da önemli ipuçları veriyor: Gençler, kendilerini ifade edebilecekleri yeni semboller ve diller arıyor.
Sonuç olarak, 'BİSMİLLAH' ifadesinin gençler arasında sembol haline gelmesi, Türkiye'de siyasi kültürün ve gençlik hareketlerinin dönüşümünü yansıtıyor. Bu dönüşüm, siyasi partilerin gençlere yönelik politikalarını gözden geçirmeleri gerektiğini de gösteriyor. Gençlerin sesini duyurmak için kullandığı bu tür semboller, siyasetin geleceğinde belirleyici olabilir. Ancak, bu sembollerin siyasi amaçlarla istismar edilmemesi ve gençlerin özgün ifade biçimlerine saygı gösterilmesi, sağlıklı bir siyasi diyalog için şart.