Erzurum yaylalarında kırkılan kuzuların ince ve kaliteli yünleri, alıcı bulamayınca ya ihtiyaç sahiplerine veriliyor ya da imha ediliyor. Bir zamanlar altınla eşdeğer görülen bu yünler, piyasa değerinin düşmesiyle üreticiyi zor durumda bırakıyor. Bölgede küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Muhammet Lâçin, yünlerin artık eski yıllardaki gibi değerlendirilmediğini belirterek, "Eski usulü sürdüren komşularımız, eşimiz dostumuz var. İhtiyaçları olduğunda yünleri alıyorlar. Ama ticari anlamda alıcı yok" dedi.
Yünden dönüşen ekonomi
Erzurum'un yüksek rakımlı yaylalarında yetiştirilen kuzuların yünü, lif kalitesi ve yumuşaklığıyla biliniyordu. Geçmişte tekstil sektöründe özellikle lüks kumaş ve halı üretiminde kullanılan bu yünler, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyordu. Ancak gelişen teknoloji ve sentetik ürünlerin yaygınlaşması, doğal yüne olan talebi azalttı. Üreticiler, kırkım maliyetini karşılayamaz hale geldi. Lâçin, "Her kuzudan ortalama 1-2 kilo yün alıyoruz. Ama bunu satıp para kazanmak mümkün değil. Masrafı karşılamıyor" dedi.
İmha ve bağış çıkmazı
Satılamayan yünler, ya yakılarak imha ediliyor ya da ihtiyaç sahiplerine ücretsiz veriliyor. Lâçin, "Geçen yıl mahalledeki ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Yorgan, yastık yapmak isteyenler aldı. Ama artık eski değerinde olmadığı için alan da yok" diye konuştu. Benzer durumdaki onlarca üretici, yünlerin yok olmasına üzülürken çözüm bekliyor.
Alternatif kullanım umudu
Uzmanlar, doğal yünün atıl kalmaması için organik gübre, yalıtım malzemesi veya el sanatlarında kullanılabileceğini belirtiyor. Erzurum'da bazı girişimciler, yünleri işleyerek ihraç etmeye çalışsa da lojistik ve pazar sorunları nedeniyle başarılı olamıyor. Lâçin, "Devletin destek vermesi gerek. Yoksa bu gelenek tamamen yok olacak" dedi.
Yünün altınla yarıştığı günler geride kalırken, üreticiler hem ekonomik kayıpla hem de kültürel bir mirasın kaybolmasıyla yüzleşiyor. Erzurum yaylalarındaki bu dönüşüm, tarımsal desteklerin ve pazar politikalarının yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.