Eski Başbakan Binali Yıldırım, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un bir etkinlikte anlattığı ve kamuoyunda 'Kürt kadın fıkrası' olarak bilinen espriye güldüğü yönündeki iddialara açıklık getirdi. Yıldırım, söz konusu fıkrayı anlamadığını ve bu nedenle gülmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Olay, bir televizyon programında Rahmi Koç'un fıkrayı anlatırken Yıldırım'ın tepkisinin görüntülenmesiyle gündeme gelmişti.
Fıkra ve Tepkiler
Rahmi Koç, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir söyleşide bir Kürt kadın hakkında fıkra anlattı. Fıkrada, bir Kürt kadınının eşine 'Ne zaman döneceksin?' diye sorması üzerine eşinin 'Bilmiyorum, saatimi kaybettim' yanıtını verdiği ve kadının 'Peki, saatin kaç?' diye sorduğu anlatılıyor. Fıkra, salonda bulunan bazı kesimlerce rahatsızlıkla karşılanırken, Binali Yıldırım'ın da bu espriye güldüğü ileri sürüldü. Görüntülerde Yıldırım'ın hafifçe gülümsediği gözlemlense de, eski başbakan bu durumu yalanladı.
Yıldırım'dan Açıklama
Binali Yıldırım, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, 'Söz konusu fıkrayı anlamadım ve gülmedim. Rahmi Bey'in anlattığı fıkrayı duymadım veya anlamadım. Bu nedenle gülmem mümkün değil. Kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılıyor' ifadelerini kullandı. Yıldırım, ayrıca Kürt vatandaşlara yönelik herhangi bir olumsuz kastının olmadığını ve bu tür esprilerin siyasi etikle bağdaşmadığını vurguladı.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 'Rahmi Koç gibi bir iş insanının ve Binali Yıldırım gibi bir siyasetçinin bu tür bir espriye gülmesi, toplumsal hassasiyetlere ne kadar uzak olduklarını gösteriyor. Kürt kadınları üzerinden yapılan bu tür espriler, ayrımcılığı körükler' dedi. Öztrak, Yıldırım'ın açıklamasını samimi bulmadığını da sözlerine ekledi.
Koç Holding'den konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmezken, Rahmi Koç'un bu tür esprileri zaman zaman yaptığı biliniyor. Ancak bu kez tepkilerin büyümesi üzerine konu siyasi krize dönüşme potansiyeli taşıyor.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de Kürt sorunu ve etnik hassasiyetler bağlamında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bir siyasetçinin bu tür bir fıkraya gülmesi, toplumun bir kesimini incitebileceği gibi, siyasi kariyerine de zarar verebilir. Binali Yıldırım'ın 'anlamadım' savunması ise bazı çevrelerce inandırıcı bulunmazken, diğerleri tarafından makul karşılandı. Olay, siyaset ve iş dünyasında dil ve üslup konusundaki hassasiyetin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü açısından, bu tür esprilerden kaçınılması gerektiği aşikardır. Yıldırım'ın açıklaması tartışmayı sonlandırmaya yetmese de, konunun daha fazla büyümeden kapanması beklenebilir.