Beykoz ilçesinin Karadeniz'e kıyısı bulunan mahallelerinde, dalga boyunun tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle denize girmek bir günlüğüne yasaklandı. Beykoz Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, rüzgar ve dalga koşullarının olumsuz seyretmesi sebebiyle can güvenliğini korumak amacıyla bu kararın alındığı belirtildi. Yasak, Riva, Anadolu Kavağı, Poyrazköy ve çevre sahil şeridini kapsıyor.
Dalga Boyu Uyarısı
Beykoz Kaymakamlığı yetkilileri, Karadeniz'de etkili olan fırtına nedeniyle dalga yüksekliğinin 2 metreyi aştığını ve bu durumun denize girenler için ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, bölgede rüzgar hızı saatte 50 kilometreye ulaştı. Bu nedenle, cankurtaran hizmetlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle yasak kararı alındı. Kaymakamlık, vatandaşları plajlara gitmemeleri ve uyarıları dikkate almaları konusunda uyardı.
Yasağın Detayları
Yasak, 18 Nisan 2025 tarihi itibarıyla başladı ve 24 saat süreyle geçerli olacak. Beykoz Belediyesi'ne bağlı ekipler, sahil şeridinde anonslar yaparak vatandaşları bilgilendiriyor. Ayrıca, plaj girişlerine uyarı tabelaları asıldı. Emniyet güçleri de yasak bölgelerde devriye gezerek, denize girmek isteyenleri engelliyor. Daha önce benzer durumlarda da kısa süreli yasaklar uygulanmıştı.
Geçmişteki Yasaklar
Beykoz kıyılarında geçmiş yıllarda da fırtına ve dalga nedeniyle denize giriş yasakları getirilmişti. 2023 yılında ağustos ayında etkili olan şiddetli lodos dalgası sebebiyle iki gün süreyle yasak kararı alınmıştı. Kaymakamlık, bu tür kararların can güvenliği için zorunlu olduğunu vurguluyor. Vatandaşların sosyal medyada yasağa ilişkin farklı yorumlar yaptığı, bazılarının tedbirleri yeterli bulurken bazılarının ise tatil planlarının aksadığını belirttiği görüldü.
Yetkililer, yarından itibaren hava koşullarının normale dönmesiyle yasağın kalkmasının beklendiğini aktardı. Ancak, deniz durumu sürekli takip edilecek ve gerekirse yasak uzatılabilecek. Beykoz halkı ve ziyaretçiler için en önemli mesaj, uyarılara riayet edilmesi. Bu tür geçici yasaklar, doğa koşullarına karşı alınması gereken önlemlerin bir parçası olarak görülmeli.